Botoks sonrası göz kapağı neden düşer, kaç haftada geçer, kaş düşmesinden nasıl ayrılır? Riski artıran durumlar ve o dönemde yapılabilecekler.
Botoks sonrası göz kapağı düşmesi, muayenehanemde en çok sorulan ama gerçekte en az karşılaştığım sonuçlardan biri. Uygulama öncesi konuşurken hastalarımın büyük kısmı bu soruyu getiriyor. Kısa cevabım şu: nadir görülür, kalıcı değildir ve çoğunlukla maddenin nereye, ne kadar verildiğiyle ilgilidir. Yine de neden olduğunu ve o dönemde ne yapılabileceğini bilmek, süreci çok daha rahat geçirmenizi sağlıyor.
Tıpta bu tabloya pitozis deniyor. Üst göz kapağı olması gerekenden aşağıda durur, göz daha küçük ve yorgun görünür. Tek tarafta olduğunda iki göz arasındaki fark hemen dikkat çeker, çünkü karşılaştırma yapacak bir ölçüt hep karşınızdadır.
Burada bir ayrım yapmak gerekiyor. Uygulamadan sonra göz çevresinde hissedilen her ağırlık pitozis değil. İlk günlerdeki ödem, gözde dolgunluk hissi ya da uykusuz bir gecenin ardından oluşan geçici şişlik farklı şeylerdir ve kendiliğinden düzelir. Gerçek kapak düşmesinde kapağın kenarı ölçülebilir biçimde aşağıdadır ve gün içinde belirgin olarak değişmez.
Hastalarımın tarif ettiği belirtiler genellikle şunlar:
Uygulanan madde bırakıldığı noktada hareketsiz durmaz, çevresinde birkaç milimetrelik bir alana yayılır. Kaş arası bölgede o birkaç milimetre, bazen üst göz kapağını kaldıran kasa ulaşmaya yeter. Kapağı kaldıran kas kısmen gevşer ve kapak aşağı iner.
Yayılmayı artıran etkenler belli: gereğinden yüksek miktar, kaş kemiği çıkıntısına fazla yakın enjeksiyon, uygulama sonrası bölgeye masaj yapmak, ilk saatlerde eğilmek ya da uzanmak. Bunların bir kısmı hekimin, bir kısmı hastanın elinde.
Kaş ile göz çukuru kenarı arasındaki mesafe herkeste aynı değil. Kaşı alçak, göz çukuru kemiği belirgin olan kişilerde güvenli alan daha dar kalır. Bu farkı görmek muayenenin işi; herkese uyan tek bir nokta şeması yok.
Bu ikisi sürekli karıştırılıyor. Oysa farklı iki durum ve yaklaşımları da farklı.
Kaş düşmesi daha sık görülür. Özellikle alnını kullanarak kaşını yukarıda tutma alışkanlığı olan ve kapak derisi zaten gevşemiş kişilerde belirgin olur. Ayrımı yapmadan yapılan her düzeltme denemesi tabloyu karmaşıklaştırır.
Çünkü çözümleri birbirinin tersi. Kaş düşmesinde, kaşı aşağı çeken kas liflerine yapılacak küçük bir dengeleme kaşı bir miktar yukarı taşıyabilir. Gerçek kapak düşmesinde ise ek enjeksiyon tabloyu düzeltmez, aksine yeni sorun çıkarabilir. Bu yüzden aynada gördüğünüz şeyi kendi başınıza yorumlayıp işlem talep etmek yerine, uygulamayı yapan hekime göstermek gerekiyor.
Maddenin etkisi hemen başlamadığı için bu sonuç da ilk gün görülmez. Genellikle üçüncü ile onuncu gün arasında fark edilir. Anlatımların ortak noktası şu: ilk günler sorunsuz geçiyor, sonra bir gözde ağırlık başlıyor.
İlk yirmi dört saatte görülen kapak şişliği ya da göz çevresinde dolgunluk bu tabloyla ilgili değildir. O, enjeksiyona bağlı geçici ödemdir ve kendiliğinden çözülür.
Geçer. Bu geçici bir durumdur, çünkü uygulanan madde kalıcı bir hasar bırakmaz. Sinir ucu ile kas arasındaki iletim zamanla yeniden kurulur ve kapak eski yerine döner.
Süre, etkilenmenin derecesine göre değişir. Çoğu hastada birkaç hafta içinde belirgin biçimde düzelir; tamamen normale dönmesi genellikle uygulamanın etki süresinin sonuna doğru olur. Hafif tablolarda iki üç hafta yeter. Kesin süreyi, durumu gören hekiminiz söyleyebilir.
Beklemek dışında seçenek var, ama beklentiyi doğru kurmak gerekiyor.
Günlük hayatı kolaylaştıran küçük şeyler de var. Bilgisayar başında ekranı biraz alçaltmak, yukarı bakma ihtiyacını azaltır ve alın kasını yormaz. Kontakt lens kullanıyorsanız o dönemde gözlüğe geçmek konforu artırabilir. Uyku düzenini korumak, göz çevresindeki ödemi azaltarak görüntüyü bir miktar iyileştirir.
Kapak ağırlığının asıl sebebi deri fazlalığıysa hiçbir enjeksiyon bunu düzeltmez. Bu tabloda değerlendirme göz kapağı estetiği yönünde ilerler ve fazla deri cerrahi olarak çıkarılır. Ayrımı yapmadan yapılan enjeksiyon, ağırlık hissini artırabilir.
Ben üç başlığa dikkat ediyorum: doğru hasta seçimi, doğru nokta, ölçülü miktar. Kaş arası bölgede kemik kenarına yaklaşmamak ve derinliği doğru ayarlamak riskin büyük kısmını baştan kaldırıyor.
Muayenede baktığım şeyler şunlar: kaşın istirahat halindeki yüksekliği, kapak derisinin durumu, hastanın alnını kullanma alışkanlığı ve iki taraf arasında zaten var olan farklar. Birçok kişide uygulamadan önce de hafif bir asimetri bulunur; bunu baştan konuşmadığınızda sonrasında her fark uygulamaya bağlanır.
Hasta tarafında da yapılacaklar var. İlk dört saat bölgeye dokunmamak, masaj yapmamak, eğilmemek ve uzanmamak; o gün ağır spordan, sıcak duştan ve sauna gibi ortamlardan uzak durmak. Botoks uygulaması öncesinde daha önce böyle bir sorun yaşadıysanız mutlaka söyleyin, çünkü nokta planı ve miktar buna göre değişir.
Kapağınızda düşme fark ettiğinizde uygulamayı yapan hekime haber verin. Acil bir durum değildir ama kayda geçmesi ve bir sonraki planın değişmesi gerekir.
Şu durumlarda beklemeden başvurun: çift görme, göz hareketlerinde kısıtlanma, görme alanının belirgin biçimde kapanması, yutma ya da nefes almada zorlanma. Bunlar farklı bir tabloya işaret edebilir ve mutlaka değerlendirilmelidir.
Son olarak şunu eklemek isterim: bunu bir kez yaşamış olmanız, bir daha uygulama yaptıramayacağınız anlamına gelmiyor. Nokta planı ve miktar gözden geçirildiğinde çoğu hastada tekrar etmiyor. Yaşadıysanız, tablonun kapak mı kaş mı olduğunu netleştirmek için bir plastik cerrahi uzmanına muayene olmanızı öneririm.
Botoks sonrası göz kapağı düşmesi hakkında en sık aldığım sorular.
Olmaz. Uygulanan madde kalıcı hasar bırakmaz, sinir ucu ile kas arasındaki iletim zamanla yeniden kurulur. Kapak eski konumuna döner. Kalıcı görünen bir düşüklük varsa nedeni başka bir şeydir ve muayene edilmelidir.
Etkilenmenin derecesine bağlı. Hafif tablolarda iki üç hafta içinde belirgin biçimde toparlanır. Daha belirgin olanlarda tam düzelme, uygulamanın etki süresinin sonuna doğru olur. Kesin süreyi durumu gören hekiminiz söyleyebilir.
Nadir görülen bir sonuçtur. Doğru nokta seçimi ve ölçülü miktarla sıklığı belirgin biçimde azalır. En sık kaş arası bölge uygulamalarından sonra bildirilir.
Aynaya bakın: kaşınız normal yerindeyse ve sadece üst kapağın kenarı aşağı inmişse kapak düşmesi düşünülür. Kaşınız da aşağı kaymışsa ve alnınız hiç kırışmıyorsa tablo kaş düşmesidir. Kesin ayrım muayenede yapılır.
Hekiminizin uygun gördüğü göz damlaları kapağı geçici olarak birkaç milimetre kaldırabilir. Bölgedeki kasları bilinçli çalıştırmak da bir miktar katkı sağlar. Bunlar süreyi kısaltır ama tabloyu tek başına bitirmez.
Yaptırabilirsiniz. Önemli olan yaşadığınızı uygulayan hekime anlatmanız. Nokta planı, derinlik ve miktar gözden geçirildiğinde çoğu hastada tekrar etmiyor.
Büyük ihtimalle hayır. İlk yirmi dört saatteki şişlik enjeksiyona bağlı ödemdir ve kendiliğinden çözülür. Kapak düşmesi genellikle üçüncü ile onuncu gün arasında ortaya çıkar.
Botoksun gerçek riskleri neler, kalıcı hasar bırakır mı, uzun süreli kullanımın etkisi nedir? Yetkisiz uygulamanın neden asıl tehlike olduğu üzerine.
İlk dört saat, ilk gün ve ilk hafta neler yapılmalı, neler yapılmamalı? Eğilmek, spor, banyo, masaj ve kahve konusundaki soruların gerçek cevapları.
Botoksun etkisi gün gün nasıl başlar, ne zaman tam oturur, kaç ay sürer? Etkiyi kısaltan faktörler ve tekrar zamanlamasının nasıl belirlendiği.