Botoks, botulinum toksin tip A adlı saflaştırılmış bir proteinin çok küçük miktarlarla kasa ya da deriye enjekte edilmesidir. Kasın hareketini ya da ter bezinin çalışmasını birkaç aylığına azaltır. Alın, kaş arası ve kaz ayağındaki mimik çizgilerinde, masseter kasında, boyun bantlarında ve aşırı terlemede uygulanır. Etkisi geçicidir ve tekrar gerektirir.
İğneler çok ince olduğu için çoğu hasta karınca ısırması düzeyinde bir his tarif eder. İstenirse öncesinde uyuşturucu krem ya da soğutma uygulanabilir. Avuç içi terleme uygulaması yüz bölgelerinden daha hassastır.
İlk belirtiler 3-5. günde başlar, etkinin büyük kısmı 7-10. günde yerleşir, tam oturması 14. günü bulur. Sonucu bu tarihten önce değerlendirmemek gerekir. Kontrol ve gerekirse ince ayar iki hafta sonra yapılır.
Evet. İşlemden sonra günlük hayatınıza dönebilirsiniz. İlk 4 saat uzanmamanız, öne eğilmemeniz ve bölgeye dokunmamanız, ilk 24 saat de spor, sauna ve hamamdan uzak durmanız yeterli.
İlk uygulamada ölçülü bir miktarla başlamayı tercih ediyorum. Amaç, yüzünüzün nasıl yanıt verdiğini görmek ve gerekirse iki hafta sonraki kontrolde tamamlamaktır. Baştan yüksek doz vermek donuk görünüm ve komşu kaslara yayılma riskini artırır.
Geçer. Nadir görülür, genellikle 3. ile 10. gün arasında fark edilir ve kalıcı hasar bırakmaz. Hafif tablolarda iki-üç haftada toparlanır, tamamen normale dönmesi etki süresinin sonuna doğru olabilir. Fark ettiğinizde uygulamayı yapan hekime haber verin. Çift görme, yutma ya da nefes almada zorlanma varsa beklemeden başvurun.
Çoğu zaman birlikte planlanır, çünkü farklı sorunlara çalışırlar: Botoks mimik çizgilerini dinlendirir, dolgu hacim kaybını giderir. Aynı seansta mı, ayrı günlerde mi yapılacağına bölgelere ve kullanılacak ürünlere göre karar veririm.
Doğru dozda yüz hatlarınız değişmez, mimik çizgileri yumuşar ve ifadeniz korunur. İstisna masseter uygulamasıdır: Kas aylar içinde inceldiği için yüzün alt bölümü bir miktar daralır, bu zaten hedeflenen sonuçtur.
İlk 24 saat spor yapmamanızı öneririm. Kan akımının artması ve baş pozisyonundaki değişiklikler maddenin istenmeyen yöne yayılmasına katkı sağlayabilir. Ertesi gün normal aktivitenize dönebilirsiniz.
Takvime göre değil, etkinin seyrine göre. Hareket geri gelmeye başladığında ama çizgiler eski derinliğine ulaşmadan tekrar etmeyi öneriyorum, bu çoğu hastada dördüncü ay civarıdır. Çok sık tekrar direnç gelişme olasılığını artırır. Düzenli uygulamada aralıklar genellikle açılır.
Saç dökülmesinde botoksun etkisi güçlü çalışmalarla gösterilmiş değil ve bu amaçla önerdiğim bir uygulama değil. Kuaförlerde "saç botoksu" adıyla yapılan işlem ise saça uygulanan bir bakımdır, botulinum toksin içermez. Saç dökülmesinde önce nedenin araştırılması gerekir.
Botoks (botulinum toksin tip A), kasa giden sinir sinyalini geçici olarak azaltan saflaştırılmış bir proteindir. Çok küçük miktarlarla hedef kasa enjekte edildiğinde o kasın kasılma gücü birkaç aylığına azalır ve kas hareketiyle oluşan çizgiler yumuşar. Aynı mekanizma ter bezlerinde de çalıştığı için aşırı terlemede de kullanılır. Etki kalıcı değildir: vücut sinir iletimini zamanla yeniler ve kas eski gücüne döner.
"Botoks" aslında tek bir ürünün adı olarak yayıldı, bugün halk arasında bu etken maddeyi içeren bütün ürünler için kullanılıyor. Muayenemde en sık duyduğum sorular hep aynı: Nerelere yapılıyor, kaç günde oturuyor, ne kadar sürüyor, göz kapağımı düşürür mü, dolgudan farkı ne? Bu sayfada bunları, kimlere uygulamadığımı ve yan etkileri de ekleyerek anlatıyorum.
Kaslarımız, sinir ucundan salınan asetilkolin adlı ileti maddesiyle kasılır. Botoks bu maddenin salınımını geçici olarak engeller, sinyal alamayan kas gevşer. Kas felç olmaz, yalnızca kasılma gücü azalır. Amacım kası tamamen durdurmak değil, aşırı çalışan kısmını yumuşatıp yüzün ifadesini korumaktır.
Etki hemen başlamaz, çünkü iletinin engellenmesinin kasta görünür hale gelmesi birkaç gün alır. Aylar içinde sinir ucu yeni bağlantılar kurar ve kas eski gücüne döner. Uygulanan madde vücutta depolanmaz.
Türkiye'de ruhsatlı birden fazla botulinum toksin ürünü var. Hepsi aynı etken maddeye dayanır ve aynı biçimde çalışır. Farklar taşıyıcı protein içeriğinde, yayılma eğiliminde ve "ünite" tanımındadır. Bir üründeki ünite diğerindeki üniteye eşit değildir, bu yüzden "kaç ünite yapıldı" sorusu ürün adı bilinmeden anlam taşımaz. Sonucu ürünün markasından çok doğru kasın, doğru derinliğin ve ölçülü miktarın seçilmesi belirler. Yalnızca Türkiye'de ruhsatlı ve soğuk zinciri korunmuş ürünle çalışıyorum. Uygulamadan önce kutuyu görmek istemeniz makul bir taleptir.
Botoksun sonuç verdiği şikayetler üç başlıkta toplanır: kas hareketiyle oluşan çizgiler, aşırı çalışan ya da kalınlaşmış kas ve aşırı terleme. Bunların dışında kalan şikayetlerde beklenti karşılanmaz.
Muayenede önce yüzünüzü tamamen gevşetmenizi, ardından kaş kaldırma, kaş çatma, gülümseme ve diş sıkma hareketlerini yapmanızı isterim. Yalnızca mimik sırasında beliren çizgiler dinamik çizgilerdir ve botoksa iyi yanıt verir. Yüz hareketsizken de duran çizgiler yerleşmiş (statik) çizgilerdir. Botoks bunları yumuşatır ama tamamen silmez.
Botoksun tek başına düzeltmediği durumlar şunlar:
Estetik uygulamaların büyük kısmı üst yüzde yapılır ve sonucun en öngörülebilir olduğu bölge de burasıdır. Alt yüz ve boyunda kaslar konuşma, gülme ve çiğneme işlevlerini taşıdığı için hata payı daha dardır, miktarları küçük tutarım.
Kaşları kaldıran alın kasının oluşturduğu yatay çizgilerdir. Alın kası kaşı yukarıda tutan tek kas olduğu için onu tamamen durdurmam, aksi halde kaşlar aşağı iner ve bakış ağırlaşır. Alnınızın hafifçe kırışabiliyor olması ifadenin doğal kalması için gereklidir. Alın, kaş arasıyla birlikte planlanır: Alın gevşetilip kaş arası ihmal edilirse kaşlar aşağı iner.
İki kaşın arasında beliren, halk arasında "kızgın çizgi" denen dikey çizgilerdir. Kaşları çatan kaslar hedeflenir. Göz kapağını kaldıran kasa yakın bir bölge olduğu için kemik kenarına yaklaşmamak ve derinliği doğru ayarlamak, kapak düşmesi riskinin büyük kısmını baştan ortadan kaldırır.
Göz dış kenarında gülümserken beliren yelpaze biçimli çizgilerdir. Göz çevresi kasının dış kısmına yüzeyel uygulama yapılır, gülümsemeyi taşıyan yanak kasları korunur. Doğru uygulamada gülüşünüz değişmez.
Kaşı aşağı çeken kas liflerinin dış kısmı dengelendiğinde kaşın dış ucu birkaç milimetre yükselebilir. Halk arasında "botoksla kaş kaldırma" diye bilinen uygulama budur. Beklentiyi gerçekçi tutmak gerekir: Bu bir germe işlemi değildir, etkisi birkaç ay sürer ve belirgin bir kaş düşüklüğünü düzeltmez. Kaşın gerçekten düştüğü hastalarda cerrahi seçenekleri şakak germe ve kaş kaldırma sayfamda anlattım.
Alt yüzde bir milimetrelik sapma gülümsemede asimetriye yol açabilir. Burun-dudak çizgisinin derinliği hacim kaybından kaynaklanıyorsa kas gevşetmek işe yaramaz, gülüşü de bozabilir. Bu çizgide botoks önermiyorum.
Masseter, elmacık kemiğinden alt çeneye uzanan çiğneme kasıdır. Gece diş sıkma ve gündüz farkında olmadan çene kenetleme alışkanlığıyla kalınlaşır, yüzün alt bölümü genişler ve kareleşir. Kasa uygulanan botoks sıkma gücünü azaltır. Sabah çene ağrısı ve şakak baş ağrısı gibi şikayetler çoğu hastada ilk ay içinde belirgin biçimde geriler. Kas daha az kullanıldığı için zamanla incelir. Çene hattındaki incelme genellikle ikinci aydan itibaren fark edilir, belirgin sonuç üçüncü ile altıncı ay arasında görülür.
İki noktayı baştan söylüyorum. Birincisi, botoks diş sıkmanın nedenini ortadan kaldırmaz, sonucunu hafifletir. Diş hekiminizin önerdiği gece plağını bırakmayın. İkincisi, yüz genişliği kemik yapısından ya da yanaktaki yağ dokusundan kaynaklanıyorsa masseter uygulaması sonuç vermez.
Boyunda öne çıkan dikey bantlar, boynun ön yüzünü örten ince kasın (platisma) kasılmasından kaynaklanır. Bu kasa bantlar boyunca yapılan uygulama bantları yumuşatır. Aynı kasın çene kenarı boyunca uzanan liflerine yapılan uygulamaya Nefertiti lift denir. Alt yüzü aşağı çeken kuvveti azaltarak çene hattını hafifçe belirginleştirmeyi amaçlar. Yani Nefertiti lift bir boyun ve çene hattı uygulamasıdır, kaş kaldırmayla ilgisi yoktur. Boyunda yutma ve konuşmada görev alan yapılar yakın olduğu için miktarı sınırlı tutarım. Boyundaki sorun deri fazlası ya da yağ dokusuysa enjeksiyon toparlamaz, bu durumda cerrahi seçenekler konuşulur.
Ter bezlerini çalıştıran sinir uçları da aynı ileti maddesini kullanır. Terleyen alan belirlenip deriye çok sayıda küçük enjeksiyon yapıldığında o bölgedeki terleme belirgin biçimde azalır. Ter bezleri zarar görmez, yalnızca uyarı almaz. En sık koltuk altında, ardından avuç içi ve ayak tabanında uygulanır. Koltuk altı en konforlu ve sonucu en tatmin edici bölgedir. Avuç içi daha ağrılıdır ve kavrama gücünde geçici azalma yapabilir. Terleme vücudun her yerinde ve gece de oluyorsa ya da kilo kaybı, ateş, çarpıntı gibi belirtiler eşlik ediyorsa önce altta yatan nedenin araştırılması gerekir.
| Bölge | Ne için yapılır? | Ne beklenmemeli? | Etki süresi (yaklaşık) |
|---|---|---|---|
| Alın | Yatay alın çizgileri | Tamamen hareketsiz bir alın (kaşları düşürür) | 3-4 ay |
| Kaş arası | Dikey "kızgın" çizgiler | Yerleşmiş derin çizginin tamamen kaybolması | 3-4 ay |
| Kaz ayağı | Gülümserken göz kenarında beliren çizgiler | Göz altı torbasının ya da sarkmanın düzelmesi | 3 ay civarı |
| Kaş kuyruğu | Kaşın dış ucunda birkaç milimetrelik kalkma | Belirgin kaş düşüklüğünün düzelmesi | Birkaç ay |
| Masseter | Diş sıkma, geniş ve köşeli alt yüz | Kemik ya da yağ kaynaklı genişliğin düzelmesi | 4-6 ay, tekrarlarda uzayabilir |
| Boyun (Nefertiti lift dahil) | Dikey boyun bantları, çene hattı | Deri fazlasının ve sarkmanın toparlanması | Birkaç ay |
| Koltuk altı terleme | Aşırı terleme | Terlemenin altta yatan nedeninin ortadan kalkması | Yüz bölgelerinden uzun, çoğu hastada 6 ay ve üzeri |
Botulinum toksinin tıpta estetikten çok daha eski ve geniş bir kullanımı var. Ancak bu kullanımların her biri kendi uzmanlık alanının işidir. Tanı, doz ve takip o branşta yapılır. Muayenehanemde tıbbi amaçla yaptığım uygulamalar aşırı terleme ve diş sıkmaya bağlı masseter uygulamasıyla sınırlıdır.
Aşağıdaki uygulamalar ilgili branşta yapılır. Bu şikayetlerle gelen hastalarımı o branşa yönlendiriyorum:
Plastik cerrahide ise seçilmiş hastalarda, yara izinin olgunlaştığı dönemde çevredeki kasların izi germesini azaltmak amacıyla kullanıldığı durumlar vardır.
İkisi de iğneyle yapıldığı için sık karıştırılır ama farklı sorunlara çalışır. Botoks kas hareketini azaltır, cilde hacim eklemez. Dolgu (çoğunlukla hyaluronik asit) cilt altına hacim ekler, kas hareketini etkilemez. Kabaca söylersek üst yüzdeki mimik çizgilerinde botoks, orta ve alt yüzdeki hacim kayıplarında dolgu öne çıkar.
Çoğu yüzde ikisi birlikte gerekir: Üst yüzdeki çizgiler botoksla dinlendirilirken alt yüzdeki hacim kaybı dolguyla desteklenir. Aynı seansta mı, ayrı günlerde mi yapılacağına bölgelere ve kullanılacak ürünlere göre karar veririm. İki yöntemin farkını ve erkek yüzünde nasıl planladığımı botoks mu dolgu mu yazımda, bu birlikteliğin neyi yapıp neyi yapamadığını sıvı yüz germe yazımda anlattım.
Dolgunun botokstan farklı riskler taşıdığını da bilmek gerekir. Botoksun etkisi birkaç ayda tamamen geçerken dolgu dokuda daha uzun kalır ve damar içine uygulanma gibi kendine özgü riskleri vardır. Bunları yüze dolgu yaptırmanın riskleri yazımda ayrıca ele aldım.
Mimikle beliren çizgileri yumuşatmak isteyen, diş sıkmadan ya da masseter kalınlığından şikayetçi olan, aşırı terlemesi günlük hayatını etkileyen ve beklentisi gerçekçi olan 18 yaşından büyük kişiler. Çizgiler henüz yerleşmemişken yapılan ölçülü uygulamalar derin çizgilerin oluşmasını geciktirebilir. Erkeklerde mimik kasları daha güçlüdür, doz buna göre planlanır. Kaşın fazla kalkması gibi maskülen görünümü bozan sonuçlardan özellikle kaçınırım.
Botoks kısa süren ama tıbbi bir işlemdir ve karar muayenede verilir. İlk görüşmede yüzünüzü dinlenme halinde ve mimik yaparken değerlendiriyor, kaşlarınızın yüksekliğine, iki taraf arasında zaten var olan farklara ve alnınızı kullanma alışkanlığınıza bakıyorum. Birçok kişide uygulamadan önce de hafif bir asimetri bulunur, bunu baştan konuşuruz.
Uygulamadan önce bana söylemeniz gerekenler:
Önemli bir etkinlik için yaptıracaksanız uygulamayı en az iki hafta önceye planlayın. Hem etkinin tam oturması hem de gerekirse ince ayar yapılabilmesi için bu süre gerekir. Terleme uygulamasından önce o bölgede tüy alma yaptırmamanızı ve ter önleyici kullanmamanızı isterim.
Doz; ürüne, kasın gücüne ve kalınlığına ve istenen etkiye göre kişiye özel belirlenir. İlk uygulamada ölçülü bir miktarla başlamayı, iki hafta sonraki kontrolde gerekirse tamamlamayı tercih ediyorum. Eksik kalan tamamlanabilir, fazla verilen ise geçmesini beklemekten başka seçenek bırakmaz. Uygulamadan hemen sonra günlük hayatınıza dönebilirsiniz. İğne yerlerindeki küçük kabarıklıklar yarım saat içinde kaybolur.
İşlem biter bitmez aynada fark görmezsiniz. Etki kademeli olarak yerleşir ve on dördüncü günde oturur. Sonucu iki haftadan önce değerlendirip ek uygulama istemek, iki hafta sonra fazla dozla karşılaşmak demektir.
| Zaman | Ne olur? |
|---|---|
| 1-2. gün | Genellikle değişiklik yoktur. Bazı hastalar hafif bir gerginlik tarif eder. |
| 3-5. gün | İlk belirtiler: Kaş arası ve alında hareketin azaldığı fark edilir. |
| 7-10. gün | Etkinin büyük kısmı yerleşir, çoğu hasta sonucu bu aralıkta görür. |
| 14. gün | Etki oturur. Kontrol ve gerekirse ince ayar bu tarihte yapılır. |
| 1-3. ay | Etkinin en belirgin olduğu dönem |
| 3-4. ay | Hareket yavaş yavaş geri gelmeye başlar. |
| 4-6. ay | Etki büyük ölçüde geçer (masseter ve terlemede daha uzun sürebilir). |
Süreyi kasın gücü ve ne sık çalıştığı belirler. Alın ve kaş arasında genellikle 3-4 ay, göz çevresinde 3 ay civarı, masseterde 4-6 ay, koltuk altı terleme uygulamasında çoğu hastada 6 ay ve üzeri sürer. Yoğun spor, hızlı metabolizma, çok hareketli mimik, sigara ve yetersiz doz süreyi kısaltır. İlk uygulamada etki biraz daha kısa sürebilir. Düzenli tekrarlarda kas incelir ve aralıklar genellikle açılır, bu fark en çok masseterde belirgindir.
Hareket geri gelmeye başladığında ama çizgiler eski derinliğine ulaşmadan tekrar etmeyi öneriyorum. Bu çoğu hastada dördüncü ay civarına denk gelir. Çok sık tekrar gereksiz birikime ve vücudun maddeye karşı direnç geliştirmesine zemin hazırlar. Etki geçtiğinde yüzünüz uygulama öncesindeki haline döner, daha kötüye gitmez.
İlk saatlerdeki kuralların tek bir amacı var: Maddenin komşu kaslara, özellikle göz kapağını kaldıran kasa kaymasını önlemek.
Aynı gün duş alabilirsiniz. Suyun çok sıcak olmaması ve yüzü ovmamak yeterlidir. Kahve içmenizde bir sakınca yok.
İlk hafta yüz masajı, masaj aletleri ve uygulanan bölgeye lazer ya da radyofrekans gibi enerji uygulamaları yaptırmamanızı öneririm. Morarma olduysa soğuk uygulama yardımcı olur. İki hafta sonraki kontrolde simetriye bakar, gerekirse küçük bir ince ayar yaparım.
Uygun hastaya, ruhsatlı ürünle, doğru dozda ve yüz anatomisini bilen bir hekim tarafından yapıldığında botoks, güvenlik geçmişi uzun ve iyi bilinen bir işlemdir. Riskler tanımlıdır, çoğu geçicidir ve büyük kısmı önlenebilir.
En çok sorulan başlık bu ama nadir görülür. Kaş arası uygulamasından sonra madde birkaç milimetre yayılıp göz kapağını kaldıran kasa ulaşırsa kapak aşağı iner. Genellikle üçüncü ile onuncu gün arasında fark edilir. İlk gün görülen şişlik bununla ilgili değildir, enjeksiyona bağlı geçici ödemdir. Kapak düşmesi geçicidir: Hafif tablolarda iki-üç haftada toparlanır, tamamen normale dönmesi uygulamanın etki süresinin sonuna doğru olabilir. Bu dönemde hekimin uygun gördüğü göz damlaları kapağı geçici olarak bir miktar kaldırabilir.
Kapak düşmesini kaş düşmesinden ayırmak gerekir. Kaş yerindeyken yalnızca kapak kenarı gözbebeğine doğru inmişse kapak düşmesi, alın fazla gevşetildiği için kaş aşağı kaymışsa kaş düşmesi söz konusudur. Çözümleri birbirinin tersidir, bu yüzden ayrımı muayenede yaparım. Botokstan bağımsız, yaşa ya da kasa bağlı gerçek göz kapağı düşüklüğünü göz kapağı düşüklüğü (pitoz) yazımda anlattım.
Yaygın kas güçsüzlüğü, yutma ya da konuşmada zorluk, nefes darlığı ve çift görme çok nadirdir ve daha çok tıbbi kullanımdaki yüksek dozlarla ilişkilendirilir. Bu belirtilerden biri olursa beklemeden acile başvurun. Alerjik reaksiyon nadir ama mümkündür. Çok sık ve yüksek dozlu tekrarlarda vücut maddeye karşı antikor geliştirebilir ve etki azalır. Makul aralıklarla ve gereken en düşük dozla çalışmamın bir nedeni de bu.
Düzeltmeye çalıştığım sorunların büyük kısmı işlemin kendisinden değil, ruhsatsız üründen, anatomi bilinmeden yapılan enjeksiyondan ve sorun çıktığında ulaşılamayan uygulayıcıdan kaynaklanıyor. Botoks, hekim tarafından yapılması gereken tıbbi bir işlemdir.
"Botoks bağımlılık yapar." Yapmaz. Bağımlılık yapan bir madde değildir, etki geçince yüz eski haline döner.
"Bırakınca kırışıklıklar daha kötü olur." Olmaz, uygulama öncesindeki doğal seyrinize dönersiniz. Bazı kişilerin bıraktıktan sonra yüzünü daha kötü bulması, kasın gevşek olduğu döneme alışmış olmalarından kaynaklanır.
"Kalıcı botoks var." Yok. Bu adla sunulan işlemler genellikle erimeyen dolgu maddeleri ya da kas gevşetmeyen cihaz uygulamalarıdır. Vücudunuzda erimeyecek bir madde bırakılıyorsa bunun geri dönüşü yoktur.
"Botoks yüzü donuklaştırır, gülemem." Doğru dozda ve doğru noktalara yapıldığında mimikler korunur. Gülümsemeyi taşıyan ana kaslar hedeflenmez, donuk görünüm aşırı dozun sonucudur.
"Botoks vücutta birikir." Birikmez, vücutta depolanmaz. Düzenli uygulamada kasın bir miktar incelmesi birikimle karıştırılır.
"Botoks etkili kremler aynı işi görür." Görmez. Cilde sürülen bir ürün, enjeksiyonun ulaştığı kasa ulaşıp hareketini azaltamaz.
Botoksun fiyatını tek bir rakamla vermek doğru olmaz, çünkü her hastada uygulanan bölge ve miktar farklıdır. Belirleyici etkenler şunlar:
Net bilgiyi muayeneden sonra, planı birlikte belirlediğimizde veriyorum. Fiyatı düşürmek için ruhsatsız ürüne ya da yetkisiz uygulayıcıya yönelmek, düzeltmesi daha zor sorunlara yol açabilir.
Botoks uygulamalarını Adana Seyhan'daki muayenehanemde kendim planlıyor ve yapıyorum. İlk görüşmede şikayetinizin kas hareketinden mi, hacim kaybından mı, sarkmadan mı kaynaklandığını ayırıyor, botoksun size uygun olup olmadığını konuşuyoruz. Uygunsa uygulama çoğu zaman aynı gün yapılabilir, iki hafta sonrası için kontrol randevusu veriyorum. Çevre illerden gelen hastalarımın kontrolünü ulaşım planına göre ayarlıyoruz.
Muayene için online randevu oluşturabilir, adres ve yol tarifini iletişim bilgilerimden alabilirsiniz.
Klinik: Reşatbey, Gazipaşa Blv. Ulvi Özdemir Apartmanı Kat:1 No:1, 01120 Seyhan/Adana
Tel: +90 532 550 70 99