Lipödem diyetle geçer mi? Diyetin bu tabloda gerçekten yaptığı şeyler, yasak yiyecek iddiaları ve aşırı kısıtlayıcı programların zararları.
Lipödem diyeti, muayenehanemde en çok umut bağlanan ve en çok hayal kırıklığı yaratan konu. Karşıma gelen hastaların neredeyse tamamı yıllarca diyet yapmış, kilo vermiş, ama bacaklarındaki hacmin değişmediğini görmüş oluyor. Sonra da kendini yeterince disiplinli olmamakla suçluyor. Bu yazıda diyetin bu tabloda ne yaptığını, neyi yapamadığını ve ne kadarına güvenebileceğinizi anlatacağım.
Diyet işe yarar, ama beklediğiniz şekilde değil. Lipödemde artan yağ dokusunu eritmez. Buna karşılık genel kilo kontrolünü sağlar, tablonun ilerlemesini yavaşlatır, ağrı ve ağırlık hissini azaltabilir ve gerekiyorsa cerrahi planlamayı kolaylaştırır.
Yani diyeti bırakmak için bir sebep yok. Ama diyetten bacaklarınızın incelmesini beklemek gerçekçi değil ve bu beklenti yıllardır çok sayıda kişiyi yıpratıyor.
Vücut kalori açığı oluştuğunda yağ depolarını eşit biçimde kullanmaz. Lipödemde etkilenen bölgelerdeki yağ dokusu, normal yağ dokusuna göre bu sürece farklı yanıt veriyor ve son sırada kullanılıyor.
Bunun günlük hayattaki karşılığı şu: kilo verdikçe yüz, göğüsler, kollar ve gövde incelir, bacaklar aynı kalır. Orantısızlık azalmaz, hatta daha belirgin hale gelir. Çok kilo veren hastalarda bu görüntü kişiyi psikolojik olarak da zorluyor.
Bu gözlem aslında tanı için değerli bir ipucu. Bacaklarınızın kilo kaybına diğer bölgelerden farklı yanıt vermesi, tablonun basit yağlanma olmadığına işaret eder.
Bir noktayı da düzeltmek istiyorum. Bu, vücudunuzun size karşı çalıştığı anlamına gelmiyor. Kalori açığı oluşturduğunuzda vücut yine yağ kullanıyor, sadece tercih ettiği depolar farklı. Yani emeğiniz boşa gitmiyor, sonucu beklediğiniz yerde göremiyorsunuz.
İnternette bu başlıkta çok sayıda program dolaşıyor. Dürüst olmak gerekirse, elimizdeki bilimsel veri sınırlı. Yapılmış çalışmaların çoğu küçük gruplarla ve kısa süreli.
En sık öne sürülen yaklaşımlar iltihabı azaltmayı hedefleyen beslenme düzenleri ve karbonhidratı kısıtlayan programlar. Bazı hastaların ağrı ve şişlik şikayetinde iyileşme bildirdiği doğru. Ancak bunun bacak hacmini kalıcı biçimde azalttığını gösteren güçlü bir kanıt yok.
Bir programın size iyi geleceğini iddia eden kaynaklara temkinli yaklaşın. Bu tabloda hiçbir beslenme düzeni tek başına tedavi değildir.
Katı kısıtlama içeren programların bir başka sorunu da sürdürülebilirlik. Kısa vadede iyi hissettiren bir düzen, aylar sonra bırakıldığında kaybedilen kilonun geri alınmasıyla sonuçlanıyor. Bu döngü hem morali hem tabloyu olumsuz etkiliyor. Bu tür programlara başlamadan önce hekiminize ve diyetisyeninize danışın; özellikle eşlik eden bir hastalığınız varsa bu şart.
Katı bir yasak listesi vermeyi doğru bulmuyorum. Herkesin metabolizması, eşlik eden hastalıkları ve yaşam düzeni farklı. Yine de genel olarak azaltılması önerilen başlıklar şunlar:
Buna karşılık öne çıkarılması önerilenler sebze ve lif açısından zengin bir düzen, yeterli protein, yeterli su ve düzenli öğün saatleri. Bunlar özel bir lipödem reçetesi değil, zaten sağlıklı bir beslenmenin tanımı.
Su tüketimini kısmanın ödemi azaltacağı yönündeki yaygın inanış da doğru değil. Yetersiz su alımı vücudu sıvı tutmaya yöneltir. Kısıtlanması gereken şey su değil, aşırı tuz.
Bu başlığı özellikle vurgulamak istiyorum. Sonuç alamayan kişiler zamanla daha da kısıtlayıcı programlara yöneliyor. Bunun bedeli ağır olabiliyor.
Sürdürülebilir olmayan bir program, kısa vadede kilo verdirse bile uzun vadede işe yaramıyor. Hedef bacakları eritmek değil, kiloyu dengede tutmak ve şikayetleri yönetmek olmalı.
Cerrahi seçenek gündemdeyse, diyetin rolü daha da netleşiyor. Kilonun dengede olduğu ve son dönemde belirgin dalgalanma yaşanmadığı bir hastada işlem daha güvenli planlanır.
Ayrıca işlem sonrasında kilo alınması, kalan yağ dokusunun büyümesine yol açar ve elde edilen sonucu gölgeler. Bu yüzden beslenme düzeni, işlemden önce değil, sonrasında da sürdürülmesi gereken bir parça. Doku koruyucu tekniklerle yapılan yağ alma işlemi tabloyu hafifletir ama kilo kontrolünün yerini tutmaz.
Beslenme planının, lipödemi bilen bir diyetisyen tarafından kişiye göre kurulmasını öneriyorum. İnternetten alınmış hazır menüler ve tanımadığınız kaynakların önerileri, eşlik eden hastalıklarınızı ve ilaçlarınızı hesaba katmıyor.
Takviye kullanımı konusunda da temkinli olun. Ödem attırdığı ya da yağ dokusunu erittiği söylenen ürünlerin çoğunun bu tabloda kanıtlanmış bir yeri yok ve bir kısmı böbrek ve karaciğer için yük oluşturabilir. Takviyeleri hekiminize danışmadan kullanmayın.
Hastalarıma şunu söylüyorum: diyet burada bir tedavi değil, bir zemin. Zemin sağlam olduğunda diğer yöntemlerin işi kolaylaşıyor, ağrı ve ağırlık hissi azalıyor, tablonun ilerlemesi yavaşlıyor. Ama tek başına bacak hacmini geri getirmiyor.
Bir ölçüt önerisi: ilerlemeyi kilo terazisiyle değil, şikayetlerinizle takip edin. Gün sonundaki ağırlık hissi azaldı mı, bacaklarınıza dokunduğunuzda ağrı hafifledi mi, hareket etmek kolaylaştı mı? Bu sorular, tartıdaki sayıdan daha anlamlı bir geri bildirim veriyor.
Yıllardır diyet yapıp sonuç alamadıysanız, bunun sizin kararlılığınızla ilgisi olmayabilir. Lipödemin nedenleri ve belirtileri değerlendirildiğinde, çoğu hasta yıllardır yanlış bir hedefle uğraştığını görüyor.
Bacaklarınızdaki hacim diyete yanıt vermiyorsa, tablonun ne olduğunu netleştirmek için bir plastik cerrahi uzmanına muayene olmanızı öneririm. Doğru tanı, hem beslenme planını hem beklentiyi yerine oturtuyor.
Lipödemde beslenme hakkında en sık aldığım sorular.
Geçmez. Lipödemde artan yağ dokusu kalori açığına normal yağ dokusu gibi yanıt vermez. Diyet genel kilo kontrolünü sağlar, ağrı ve ağırlık hissini azaltabilir ve ilerlemeyi yavaşlatır, ancak bacak hacmini eritmez.
Katı bir yasak listesi vermek doğru değil. Genel olarak yoğun işlenmiş gıdalar, şeker eklenmiş içecekler, aşırı tuz ve alkolün azaltılması önerilir. Kişiye özel plan bir diyetisyenle kurulmalıdır.
Bazı hastalarda ağrı ve şişlik şikayetinde iyileşme bildirilmiş, ancak bacak hacmini kalıcı azalttığını gösteren güçlü bir kanıt yok. Bu tür programlar mutlaka hekim ve diyetisyen gözetiminde uygulanmalıdır.
Genellikle hayır. Kilo kaybı önce yüz, göğüs, kol ve gövdede belirgin olur; bacaklardaki hacim korunur. Bu durum orantısızlığı daha görünür hale getirebilir.
Hekiminize danışmadan kullanmayın. Bu tabloda kanıtlanmış bir yeri olmayan çok sayıda ürün dolaşımda ve bir kısmı böbrek ile karaciğer için yük oluşturabilir.
Kilonun dengede olduğu ve son dönemde belirgin dalgalanma yaşanmadığı bir hastada işlem daha güvenli planlanır. Beslenme düzeni işlemden sonra da sürdürülmelidir, aksi halde kalan yağ dokusu büyür.
Lipödemi bilen bir diyetisyen tarafından, eşlik eden hastalıklarınız ve kullandığınız ilaçlar dikkate alınarak planlanmalı. Hazır menüler kişiye özel değildir ve sürdürülebilir olmayabilir.
Lipödem nasıl anlaşılır? Ayak bileğindeki manşet görünümü, ağrı, kolay morarma ve diyete yanıtsızlık gibi işaretlerle basit yağlanmadan ayrımı.
Terleme botoksu koltuk altı ve avuç içi terlemesinde ne kadar işe yarar? Nasıl çalıştığı, etki süresi, riskleri ve kimlere uygun olmadığı.
Gebelik, emzirme, kas ve sinir hastalıkları, aktif enfeksiyon ve ilaç etkileşimleri. Botoksun hangi durumlarda yapılmadığı ve neden ertelendiği.