Göz kapağı düşüklüğü ile deri fazlalığı sık karıştırılır ama tedavileri farklıdır. Nedenlerini, tek gözde olmasının ne anlama geldiğini ve hangi durumun acil olduğunu anlatıyorum.
Göz kapağı düşüklüğü, muayenehanemde hem estetik hem de işlevsel şikayetle en sık gelen başlıklardan biri. Bazı hastalarım yorgun göründüğünden yakınıyor, bazıları ise okurken kaşlarını kaldırmak zorunda kaldığını fark etmiş oluyor. İkisi de aynı sorunun farklı yüzleri olabilir, ama her düşük görünen kapak gerçek anlamda düşük değildir. Bu ayrımı yapmak tedavinin tamamını belirliyor.
Tıpta pitoz denen tablo, üst göz kapağının normalden aşağıda durmasıdır. Üst kapağı kaldıran kas ve onun kirişi zayıfladığında ya da bu kası çalıştıran sinir etkilendiğinde kapak istenen yüksekliğe çıkamaz. Sonuçta göz daha küçük görünür, bakış yorgunlaşır, ileri durumlarda görme alanının üst kısmı kapanır.
Burada önemli olan, kapağın kendisinin aşağıda olmasıdır. Kapak normal yerinde durup üzerindeki derinin sarkması ise farklı bir durumdur ve farklı bir işlem gerektirir.
Yaşla birlikte üst kapak derisi gevşer ve kirpiklerin üzerine doğru sarkar. Buna dermatoşalazis denir. Aynada bakan kişi "kapağım düştü" der, oysa kapak kenarı yerindedir, üzerine deri binmiştir.
Ayrımı yapmak için hekim üst kapak kenarının göz bebeğine olan uzaklığına, kaş konumuna ve kapağı kaldıran kasın gücüne bakar. İki durum bir arada da bulunabilir; o zaman tedavi ikisini birden ele alacak şekilde planlanır.
Aynada, kaşlarınızı hiç oynatmadan doğrudan karşıya bakın. Üst kapak kenarı göz bebeğinin üst kısmını örtüyorsa gerçek düşüklükten söz ediliyor olabilir. Kapak kenarı görünüyor ama üzerindeki deri kirpiklere değiyorsa daha çok deri fazlalığı vardır.
Bu kontrol yalnızca fikir verir, tanı koymaz. Kaşları farkında olmadan kaldırma alışkanlığı tabloyu maskeleyebilir, bu yüzden muayene şarttır.
En sık nedendir. Kapağı kaldıran kasın kirişi zamanla incelir ve kapak bağlantı noktasından geriye kayar. Genellikle iki tarafta, yavaş yavaş ve yıllar içinde gelişir.
Bazı çocuklarda kapağı kaldıran kas doğuştan yeterince gelişmemiştir. Bu durum önemlidir, çünkü kapak göz bebeğini kapatıyorsa görme gelişimi etkilenebilir. Doğuştan pitozda takip ve zamanlama bir göz hekimiyle birlikte planlanır.
Alın ve kaş arası uygulamalarında maddenin komşu kasa yayılması sonucu kapak düşebilir. Bu tablo geçicidir ve genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir. Kalıcı bir hasar bırakmaz, ancak bu dönemde damla tedavisi rahatlatabilir.
Kapağı kaldıran yapıyı besleyen sinirin etkilendiği durumlarda, kas hastalıklarında ve bazı nörolojik tablolarda düşüklük görülebilir. Bunların bir kısmı ciddi hastalık belirtisidir ve estetik değil, tıbbi değerlendirme gerektirir.
Tek taraflı düşüklük, iki taraflı olana göre daha dikkatli değerlendirilmelidir. Yaşa bağlı gevşeme genellikle iki tarafta olur; tek tarafta ve özellikle kısa sürede ortaya çıkan düşüklük başka bir nedeni işaret edebilir.
Şu eşlik eden bulgular varsa vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır: çift görme, göz bebeği büyüklüğünde fark, göz hareketlerinde kısıtlılık, baş ağrısı, gün içinde artıp azalan bir düşüklük, yutma ve konuşmada değişiklik.
Botoksa bağlı düşüklük ve göz kapağı iltihabına eşlik eden şişliğe bağlı görünüm kendiliğinden düzelir. Buna karşılık yaşa bağlı kiriş gevşemesi ve doğuştan pitoz kendiliğinden geçmez; zamanla genellikle biraz daha belirginleşir.
Aniden başlayan düşüklük, yukarıda saydığım eşlik eden bulgularla birlikteyse acil değerlendirme gerektirir. Bu durumda estetik planlama değil, önce nedenin araştırılması gerekir.
Gerçek pitozda tedavi cerrahidir. Kapağı kaldıran kasın kirişi yeniden gerilir ve uygun konuma sabitlenir. Kasın gücü çok azalmışsa kapak, kaş kaslarından destek alacak şekilde askılanabilir. Yöntem seçimi kasın ne kadar çalıştığına göre yapılır.
Hem gerçek düşüklük hem deri fazlalığı varsa iki işlem aynı seansta yapılabilir. Yalnızca deri alınıp kapak konumu düzeltilmezse, hasta ameliyat sonrası "deri gitti ama göz hâlâ küçük" diyerek geri gelir. Bu yüzden ameliyat öncesi muayenede iki durumun ayrı ayrı ölçülmesi önemlidir.
Muayenede birkaç ölçüm ve gözlem birlikte yapılır. Bunlar basit görünse de tedavi planını doğrudan belirler:
Düşüklüğün nedeni sinir ya da kas hastalığı olabileceği düşünülüyorsa nöroloji ve göz hekimi ile birlikte değerlendirme yapılır. Bu durumda estetik planlama beklemeye alınır.
Kapak kaldırma cerrahisi genellikle lokal anestezi ile yapılabilir. Lokal anestezinin bir avantajı var: işlem sırasında hastadan gözünü açıp kapaması istenerek kapak yüksekliği canlı olarak ayarlanabiliyor.
İlk hafta şişlik ve morarma olur. Bu dönemde iki kapak arasında fark görülmesi sık rastlanan bir durumdur ve genellikle şişliğin eşit çekilmemesinden kaynaklanır. Nihai simetri için en az iki ay beklenmelidir.
Ameliyattan sonra bir süre gözü tam kapatmakta zorlanma olabilir. Bu geçicidir ama bu dönemde göz kuruluğunu önlemek için yapay gözyaşı ve gece merhemi kullanılması gerekir.
Bilinmesi gereken bir nokta daha var: pitoz cerrahisinde bir miktar düzeltme eksikliği ya da fazlalığı görülebilir ve küçük bir oranda ikinci bir düzeltme gerekebilir. Bu bir başarısızlık değil, kas gücüne bağlı olarak öngörülebilirliğin sınırlı olmasının sonucudur.
Şikayetiniz üst kapaktan çok alt kapakta şişlik ve gölgelenme ise, göz altı torbalarının nedenleri ayrı bir başlık olarak değerlendirilmelidir.
Gözünüzde bu yazıda anlattığım bulgulardan biri varsa, önce nedenin ne olduğunu netleştirmek için muayene olmanızı öneririm. Doğru tanı konduğunda tedavi genellikle basit ve tatmin edici oluyor.
Göz kapağı düşüklüğü hakkında en sık aldığım sorular.
Botoksa bağlı olan ve iltihabi şişliğe bağlı olan geçicidir, kendiliğinden düzelir. Yaşa bağlı kiriş gevşemesi ve doğuştan pitoz kendiliğinden geçmez, zamanla genellikle biraz artar.
Tek taraflı olması ve kısa sürede ortaya çıkması daha dikkatli değerlendirme gerektirir. Sinir tutulumu, kas hastalıkları ve bölgesel nedenler söz konusu olabilir. Çift görme, göz bebeği farkı ya da göz hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa gecikmeden hekime başvurulmalıdır.
Değil. Düşüklükte kapağın kendisi aşağıdadır, sarkmada kapak yerindedir ama üzerindeki deri fazlalaşmıştır. İkisinin tedavisi farklıdır ve bir arada da bulunabilirler.
Genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir ve kalıcı hasar bırakmaz. Rahatsızlık verdiği dönemde hekiminizin önereceği damlalar görünümü kısmen iyileştirebilir.
Gerçek pitozda kalıcı ameliyatsız bir çözüm yok. Sadece deri fazlalığının olduğu hafif tablolarda enerji temelli yöntemler sınırlı katkı sağlayabilir, ancak kapak konumunu değiştirmez.
Doğuştan pitozda kapak göz bebeğini kapatıyorsa görme gelişimi etkilenebilir. Bu nedenle beklemeden bir göz hekimiyle değerlendirilmesi gerekir; zamanlama çocuğun görme durumuna göre belirlenir.
Kesi üst kapağın doğal kıvrım çizgisine yerleştirilir. İyileşme tamamlandığında bu çizgi göz açıkken genellikle fark edilmez.
Mastopeksi ne demek, hangi sarkma derecesinde gündeme gelir, kesi desenleri nasıl seçilir ve ameliyattan sonra gerçekte ne değişir; hepsini anlatıyorum.
Sıvı yüz germe adıyla anlatılan işlem aslında bir germe ameliyatı değil. Ne yaptığını, neyi yapamadığını, kimde işe yaradığını ve cerrahi yüz germeden farkını anlatıyorum.
Meme protezi kas altına mı kas üstüne mi konmalı? Yerleşim düzlemlerinin farkları ve karar verirken bakılan ölçüler.