Erkeklerde göğüs büyümesi jinekomasti mi, yoksa yağlanma mı? Ayırt etme yolları ve tedavi seçenekleri Dr. Anıl Olguner'den.
Erkeklerde göğüs bölgesinin belirginleşmesi, kliniğe en sık gelen şikâyetlerden biridir. Ancak bu tabloların hepsi jinekomasti değildir. Bir kısmında sorun meme dokusunun büyümesi, bir kısmında ise yalnızca yağ birikimidir. İkisinin tedavisi farklı olduğu için ayrımı doğru yapmak, tedavinin de doğru planlanmasını sağlar.
Jinekomasti, erkeklerde meme bezi (glandüler) dokusunun büyümesidir. Elle muayenede meme başının altında disk şeklinde, sınırları belirgin ve görece sert bir doku ele gelir.
Psödojinekomasti (yalancı jinekomasti) ise meme dokusunda artış olmadan, yalnızca göğüs bölgesinde yağ birikmesidir. Doku daha yumuşaktır, sınırları belirgin değildir ve bölgeye yayılmıştır.
Üçüncü bir durum daha vardır: her ikisinin bir arada bulunduğu karma tip. Pratikte en sık karşılaştığım tablo budur.
Sırtüstü uzanıp meme başının hemen altını baş ve işaret parmağı arasında hafifçe sıkarak değerlendirdiğinizde, ele gelen sert ve sınırlı bir doku varsa bu meme bezi dokusu lehine bir bulgudur. Yalnızca yumuşak ve homojen bir dolgunluk hissediliyorsa yağlanma daha olasıdır.
Bu basit değerlendirme yalnızca fikir verir; tanı koymaz. Özellikle tek taraflı büyüme, hızlı gelişen sertlik, meme başında çekilme veya akıntı varsa vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
Ergenlikte hormonal dalgalanmaya bağlı olarak sık görülür ve önemli bir kısmı kendiliğinden geriler. Bu nedenle bu dönemde acele ameliyat kararı verilmez.
Östrojen–testosteron dengesini bozan tablolar meme dokusunu uyarabilir.
Bazı ilaçlar ve özellikle kontrolsüz kullanılan sporcu takviyeleri, jinekomastinin sık atlanan sebeplerindendir.
Yağ dokusunun artması hem görünümü belirginleştirir hem hormonal dengeyi etkileyebilir.
Burada net olmak gerekiyor: yağlanmaya bağlı tablo, kilo verme ve düzenli egzersizle belirgin şekilde düzelebilir. Buna karşılık gerçek jinekomastide, yani meme bezi dokusunun büyüdüğü durumda, kilo vermek çoğu zaman görünümü tam olarak düzeltmez; hatta çevredeki yağ azaldıkça meme başı altındaki sert doku daha da belirgin hale gelebilir.
Tedavi, karşımızdaki tabloya göre değişir:
Ameliyatın ayrıntılarını Erkekte Meme Büyümesi (Jinekomasti) sayfamızda bulabilirsiniz.
İşlem sonrası bir süre korse kullanımı önerilir; bu hem ödemin çözülmesine hem cildin yeni konturuna oturmasına yardımcı olur. Ağır spora dönüş için hekiminizin verdiği süreyi beklemek gerekir; erken başlamak ödem ve kanama riskini artırır.
Ergenlik döneminde başlayan olguların bir kısmı gerileyebilir. Erişkin yaşta yerleşmiş bez dokusunun kendiliğinden kaybolması beklenmez.
Kural olarak bir süre izlenir. Süreklilik gösteren ve kişiyi psikolojik olarak zorlayan olgularda hekim değerlendirmesiyle karar verilir.
Kesi genellikle meme başı sınırına yerleştirilir ve zamanla soluklaşır. İz iyileşmesi kişisel doku özelliklerine göre değişir.
Altta yatan neden (ilaç, takviye, hormonal sorun) devam ederse tekrarlama ihtimali vardır.
Yalnızca yağlanma varsa yeterli olabilir; bez dokusu belirginse çıkarılması gerekir.
Adana'daki kliniğimizde jinekomasti şikâyetiyle gelen her hastada önce dokunun tipini belirliyor, gerekli gördüğümde ileri tetkik istiyorum. Yağlanma mı, bez dokusu mu, yoksa ikisi bir arada mı — bu ayrım yapılmadan doğru tedavi planlanamaz.
Vaser, lazer ve klasik liposuction arasındaki fark nedir, hangisi kime uygundur? Yöntemleri Dr. Anıl Olguner karşılaştırıyor.
Meme büyütme düşünen ya da protez taşıyan pek çok kişinin en çok merak ettiği sorulardan biri, meme protezinin ömrü ve "protezimi ne zaman değiştirmem gerekir?" sorusudur. İnternette sıkça karşılaşılan "10 yılda bir değişmeli" bilgisi ise çoğu zaman güncel değildir. Bu yazıda protezlerin gerçekte ne kadar dayandığını, hangi durumların değişim gerektirebileceğini, kontrollerin ne sıklıkta yapılması gerektiğini ve revizyon sürecinin nasıl işlediğini sade bir dille anlatıyoruz.
Liposuction sonrası alınan yağ geri gelir mi, kilo alınca ne olur? Sonucun kalıcılığı ve dikkat edilecekleri Dr. Anıl Olguner anlatıyor.