Küçük meme neden olur, göğüs kaç yaşına kadar büyür? Doğal yöntemlerin gerçek etkisi, ne zaman hekime görünmek gerektiği, protez ve yağ enjeksiyonu farkı, emzirme ve meme sağlığı.
Muayenehanemde meme estetiği için görüştüğüm genç kadınların bir kısmı söze aynı cümleyle başlıyor: "Göğsüm yok denecek kadar küçük." Bazıları bunu yıllardır içinde taşıyor, bazıları ilk kez yüksek sesle söylüyor. Önce şunu netleştireyim: küçük meme çoğu zaman genetik bir özelliktir, bir hastalık değildir. Meme gelişimi ergenlikle başlar ve çoğu kadında ilk adetten birkaç yıl sonra tamamlanır. Gelişim bittikten sonra egzersiz, krem, bitkisel ürün ya da beslenme meme dokusunun kendisini büyütmez. Kalıcı hacim artışı ancak meme protezi ya da kişinin kendi yağının memeye aktarılmasıyla sağlanabilir.
Bu yazıda küçük göğüs ve küçük memeler hakkında en sık sorulan soruları sırayla cevaplıyorum: göğüs nasıl büyür, meme gelişimi ne zaman durur, küçük meme neden olur, hangi durumda bir hekime görünmek gerekir, doğal yöntemlerin gerçek etkisi nedir ve tıbbi seçenekler birbirinden nasıl ayrılır. Emzirme, asimetri ve meme sağlığı konularına da değiniyorum. Amacım sizi bir karara yönlendirmek değil, kendi durumunuzu doğru okuyabilmeniz için bilgi vermek.
"Küçük meme" için tıpta herkesin kabul ettiği bir ölçü ya da sütyen bedeni sınırı yok. Bir kadının küçük bulduğu göğsü bir başkası orantılı bulabilir. Boy, omuz genişliği, göğüs kafesinin yapısı ve kalça oranı, aynı hacmin nasıl algılandığını değiştirir. Bu yüzden muayenede önce "küçük" kelimesinin sizin için ne anlama geldiğini soruyorum.
Tıbbi metinlerde geçen iki terim, bu konuyu araştıranların sık karşılaştığı kelimeler:
Bunlardan ayrı olarak, meme dokusunun doğuştan hiç gelişmediği durumlar da vardır ama çok nadirdir. "Hiç göğsüm yok" diyen kadınların neredeyse tamamında meme dokusu vardır, yalnızca hacim beklentinin altındadır. Bu ayrımı muayenede kolayca yapabiliyoruz.
Göğüsler ergenlikte, yumurtalıklardan salgılanan östrojenin etkisiyle büyümeye başlar. İlk belirti, meme ucunun altında beliren küçük ve bazen hassas bir sertliktir. Buna meme tomurcuğu denir. Meme gelişimi çoğu kız çocuğunda 8 ile 13 yaş arasında başlar ve birkaç yıl içinde yetişkin görünümüne ulaşır. Hekimler bu süreci beş evrede tarif eder (Tanner evreleri):
| Evre | Ne görülür | Bilmekte yarar olan |
|---|---|---|
| 1. evre (ergenlik öncesi) | Yalnızca meme ucu hafif çıkıktır, altında doku yoktur | Ergenlik başlayana kadar normaldir |
| 2. evre (meme tomurcuğu) | Meme ucunun altında küçük bir kabarıklık, areola genişlemeye başlar | Bir tarafta önce başlayabilir, hassasiyet olabilir. İki tarafın birkaç ay farkla gelişmesi olağandır |
| 3. evre | Meme ve areola birlikte büyür, tek parça bir tümsek oluşur | Göğüs belirginleşir ama şekil henüz yetişkin memesi gibi değildir |
| 4. evre | Areola ve meme ucu, memenin üzerinde ikinci bir küçük tümsek gibi öne çıkar | Bu evre bazı kadınlarda kısa sürer, bazılarında hiç belirgin olmaz |
| 5. evre (yetişkin) | Areola meme konturuna geri çekilir, meme yuvarlak ve olgun şeklini alır | Gelişim büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bundan sonraki değişimler kilo, gebelik ve yaşla ilgilidir |
Meme büyümesi çoğu kadında ilk adetten birkaç yıl sonra, genellikle 17-18 yaş civarında büyük ölçüde tamamlanır. Bazı kadınlarda 20'li yaşların başına kadar küçük değişiklikler sürebilir. Yani 14-15 yaşında göğsünün küçük olmasından endişe eden bir genç kızın gelişimi büyük olasılıkla henüz bitmemiştir. 20'li yaşların ortasına gelmiş bir kadında ise memenin kendiliğinden belirgin biçimde büyümesini beklemek gerçekçi değildir.
Yetişkinlikte meme boyutu hayat boyunca yine değişir, ama bu değişim yeni doku gelişiminden çok yağ ve bez dokusundaki dalgalanmalardan kaynaklanır. Adet döneminden önce memeler biraz dolgunlaşır, gebelikte belirgin biçimde büyür, emzirme bittikten sonra çoğu zaman gebelik öncesinden biraz daha boş görünür. Kilo alınca büyür, kilo verince küçülür. Menopozda bez dokusunun yerini yağ alır.
Göğüslerin küçük kalmasının tek bir nedeni yoktur. Muayenede en sık karşılaştığım nedenleri, en yaygından en nadire doğru sıralıyorum.
Meme boyutunu en çok belirleyen etken kalıtımdır. Annesi, teyzesi ya da kız kardeşleri küçük göğüslü olan bir kadının da küçük göğüslü olması şaşırtıcı değildir. Aynı genetik yapı, meme dokusunun hormonlara ne kadar duyarlı olduğunu da belirler. Bu yüzden hormon değerleri tamamen normal olan iki kadında meme boyutu çok farklı olabilir. Geniş ve düz bir göğüs kafesi de aynı hacmin daha küçük görünmesine yol açar.
Meme gelişimini östrojen başlatır, progesteron ve diğer hormonlar destekler. Ergenlik döneminde bu hormonların yetersiz kalması memenin az gelişmesine neden olabilir. Yumurtalık ya da beyindeki hipofiz bezi kaynaklı hormon eksiklikleri, Turner sendromu gibi kromozom farklılıkları ve tiroid hastalıkları bu grupta yer alır. Önemli bir ayrıntı: hormonal bir neden varsa küçük meme neredeyse hiçbir zaman tek bulgu değildir. Adetlerin hiç başlamaması ya da çok düzensiz olması, boy uzamasında gecikme, koltuk altı ve kasık kıllanmasında eksiklik gibi başka işaretler de eşlik eder. Adetleri düzenli, diğer gelişimi normal olan bir kadında küçük memenin hormon eksikliğinden kaynaklanma olasılığı düşüktür.
Yetişkin memesinin önemli bir kısmı yağ dokusudur. Vücut yağ oranı düşük olan kadınlarda, özellikle yoğun antrenman yapan sporcularda ve çok zayıf kişilerde meme küçük olur. Ergenlik yıllarında yetersiz beslenme, yeme bozukluğu ya da çok yoğun spor, hem vücut yağını hem de hormon dengesini etkileyerek meme gelişimini yavaşlatabilir. Bu dönemde adetlerin kesilmesi, vücudun enerji açığına verdiği bir uyarıdır ve ciddiye alınmalıdır.
Bazı kadınlarda meme hacminin yanında şekli de farklı gelişir. Tüberöz (tübüler) memede meme tabanı dardır, areola geniş ve kabarıktır. Poland sendromunda bir taraftaki göğüs kası kısmen ya da tamamen yoktur ve aynı taraftaki meme az gelişmiştir. Çocukluk döneminde göğüs bölgesine yapılan ameliyatlar, yanıklar ya da ışın tedavisi de meme tomurcuğunu etkileyerek o tarafta memenin küçük kalmasına yol açabilir. Bu durumlarda sorun yalnızca hacim olmadığı için planlama da farklıdır.
Bazı kadınlar "eskiden göğsüm vardı, şimdi yok" diyerek geliyor. Bu, gelişim eksikliğinden farklı bir durumdur. Gebelik ve emzirme sonrasında bez dokusunun gerilemesi, belirgin kilo kaybı ve menopoz memenin hacmini azaltır. Sıklıkla bu hacim kaybına bir miktar sarkma da eşlik eder. Yetişkinlikte kilo değişimi, gebelik ya da menopoz gibi bir açıklaması olmadan tek memede başlayan küçülme, çekilme ya da şekil değişikliği ise estetik değil, tıbbi bir değerlendirme gerektirir.
Bu soruyu soran kadınların çoğu aslında iki ayrı şeyi merak ediyor: "Bende bir sağlık sorunu var mı?" ve "Bu görünümle yaşamak zorunda mıyım?" İlkinin cevabı çoğunlukla hayırdır. Bir kadının göğüslerinin küçük olması tek başına bir hastalık, hormon bozukluğu ya da doğurganlık sorunu işareti değildir. Küçük memeli kadınların adet düzeni, gebe kalma olasılığı, cinsel yaşamı ve meme sağlığı büyük memeli kadınlardan farklı değildir.
İkinci sorunun cevabı ise tamamen size aittir. Bazı kadınlar göğüslerinin küçüklüğünü yıllar içinde kabullenir ve bundan rahatsızlık duymaz. Bazıları için ise kıyafet seçimi, sütyen bulma, mayo giyme ya da eşiyle ilişkisi bu yüzden zorlaşır. İki tutum da anlaşılırdır. Küçük göğüs bir kusur değildir. Ama sizi rahatsız ediyorsa bunu dile getirmekte ve seçeneklerinizi öğrenmekte de utanılacak bir şey yoktur.
Kendinize şu soruları sormanızı öneririm: Gelişimim tamamlandı mı? Adetlerim düzenli mi? İki memem arasında belirgin bir fark ya da şekil bozukluğu var mı? Rahatsızlığım son zamanlarda mı başladı, yoksa yıllardır mı süren bir duygu? Bu soruların cevabı, bir sonraki adımın endokrinoloji muayenesi mi, bir süre beklemek mi, yoksa estetik bir görüşme mi olduğunu büyük ölçüde belirler.
İnternette "göğüs büyüten" egzersizler, besinler, kremler ve bitkisel ürünler hakkında çok sayıda iddia dolaşıyor. Bu iddiaların çoğu, meme dokusunun nasıl geliştiğini göz ardı ediyor. Aşağıdaki tabloda muayenede en sık sorulan yöntemleri ve gerçekte ne beklenebileceğini özetledim.
| Yöntem | İddia | Gerçekte ne olur | Değerlendirmem |
|---|---|---|---|
| Göğüs egzersizleri (şınav, bench press) | Memeyi büyütür ve dikleştirir | Memenin altındaki kas güçlenir, meme dokusu büyümez. Yağ oranı düşerse meme küçülebilir | Efsane. Duruş ve kas tonusu için faydalı, hacim için değil |
| Beslenme (soya, keten tohumu, süt, "göğüs büyüten besinler") | Bitkisel östrojen içerdiği için memeyi büyütür | Normal miktarlarda yenen besinlerin meme hacmine etkisi gösterilmemiştir. Genel kilo artışı memeyi de büyütür, ama tüm vücutla birlikte | Efsane. Dengeli beslenme sağlık için gerekli, meme için özel bir besin yok |
| Bitkisel ürünler ve takviyeler (şerbetçi otu, çemen otu, fitoöstrojen hapları) | Doğal hormon etkisiyle kalıcı büyütme | Kalıcı büyüme sağladığı gösterilmemiştir. Bazı ürünlerde etikette yazmayan hormon etkili maddeler bulunabilir | Efsane ve risk taşıyabilir. Özellikle ailede meme kanseri öyküsü varsa kullanılmamalı |
| Krem, serum ve yağlar | Sürülerek meme dokusunu artırır | Cilde sürülen ürün meme bezine ve yağ dokusuna ulaşıp onu çoğaltmaz. Hissedilen dolgunluk masaj ve nemlendirmeden kaynaklanır | Efsane |
| Masaj | Kan dolaşımını artırarak büyütür | Geçici kan akımı artışı olur, hacim değişmez | Efsane. Zararsızdır ama beklenti oluşturmamalı |
| Vakum ve pompa cihazları | Dokuyu çekerek kalıcı büyütür | Dokuyu geçici olarak şişirir, saatler içinde eski haline döner. Uzun süreli ve çok yoğun kullanım gerektirir | Pratikte uygulanabilir değil |
| Doğum kontrol hapı ve hormon ilaçları | Hormon memeyi büyütür | Bazı kadınlarda hafif dolgunluk ve hassasiyet yapar. Bu genellikle sıvı tutulumudur ve ilaç bırakılınca geçer | Büyütme amacıyla kullanılmamalı |
| Kilo almak | Göğüs büyür | Doğru, meme de büyür. Ama bel, karın ve kalça da büyür, kilo verilince meme yine küçülür | Kısmen doğru, sağlıklı bir yol değil |
| Gebelik | Hamilelikten sonra göğüs büyük kalır | Gebelikte büyür, emzirme bittikten sonra çoğu zaman eski boyutuna ya da daha boş bir görünüme döner | Geçici bir büyüme |
Bu yöntemlerin her birini neden işe yaramadığıyla birlikte ameliyatsız meme büyütme yöntemlerinin gerçek etkisi üzerine yazdığım yazıda ayrıntılı olarak anlattım. Burada özellikle iki konunun altını çizmek istiyorum.
Meme, göğüs kasının üzerinde durur ama kasın bir parçası değildir. Göğüs kası çalıştıkça kalınlaşır ve memeyi bir miktar öne taşır. Omuzları geriye alan bir duruşla birlikte bu, aynada göğsün biraz daha belirgin görünmesini sağlayabilir. Ancak meme dokusunun miktarı değişmez ve sütyen bedeni büyümez. Vücut yağ oranını belirgin biçimde düşüren yoğun bir antrenman programı ise memeyi küçültebilir. Spor yapmayı bırakmanızı değil, spordan bu konuda bir beklenti oluşturmamanızı öneririm.
Östrojen gerçekten meme dokusunu etkileyen hormondur ve bu, hormon kullanarak göğüs büyütmenin mümkün olduğu izlenimini yaratıyor. Oysa hormon tedavisi yalnızca gerçek bir hormon eksikliği olan kişilerde, örneğin ergenliğe hiç girememiş bir genç kızda, endokrinoloji ya da kadın doğum uzmanı tarafından başlatılır. Hormonları normal olan bir kadına meme büyütmek amacıyla hormon vermek hem etkisiz kalır hem de pıhtı oluşumu gibi riskleri gereksiz yere taşır. Reçetesiz alınan hormon ilaçlarını kesinlikle önermiyorum.
Küçük göğüslerin çoğu tıbbi bir sorun işareti değildir. Ama aşağıdaki durumlardan biri varsa önce bir hekimin bakması gerekir:
Hangi doktora gidileceği yaşa ve şikayete göre değişir. Ergenlik çağındaki bir genç kızda gelişim gecikmesi düşünülüyorsa ilk adres çocuk endokrinolojisi ya da çocuk hastalıkları uzmanıdır. Adet düzensizliği varsa kadın doğum uzmanı değerlendirir. Memede kitle ya da akıntı varsa genel cerrahi (meme cerrahisi) muayenesi gerekir. Gelişimi tamamlanmış, sağlıklı bir kadında meme küçüklüğü estetik bir kaygıysa, doğru adres plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanıdır.
Gelişimi tamamlanmış bir memede hacmi kalıcı olarak artırmanın iki yolu var: meme protezi ve yağ enjeksiyonu (yağ aktarımı). İkisi de cerrahi işlemdir ve ikisinin de bir planlama süreci vardır. Estetik amaçlı meme büyütmeyi, meme gelişimi tamamlanmadan, yani genellikle 18 yaşından önce önermiyorum. Kararı kendi başına verebilecek olgunlukta, beklentileri gerçekçi ve sağlıklı bir kadın için ise bu seçenekleri açıkça konuşuyoruz.
Meme protezi, silikon bir kılıfın içinde silikon jel bulunan tıbbi bir cihazdır. Meme dokusunun ya da göğüs kasının arkasına yerleştirilir. Protezler şekil olarak yuvarlak ve damla (anatomik) olarak ikiye ayrılır. Yuvarlak protez memenin üst bölümüne daha fazla dolgunluk verir, damla protez hacmi alt bölümde toplayarak daha eğimli bir görünüm sağlar. Protezin hacmi, genişliği ve profili; meme tabanınızın genişliğine, cilt ve doku kalınlığınıza ve istediğiniz görünüme göre seçilir.
Protez tek seansta belirgin ve öngörülebilir bir hacim artışı sağlar. Bu yüzden memesi çok küçük olan ya da belirgin bir değişiklik isteyen kadınlarda genellikle öne çıkan seçenektir. Kesi çoğunlukla meme altı kıvrımına, bazen areola kenarına ya da koltuk altına yapılır. Doku ince olduğunda protezin kasın altına yerleştirilmesi, kenarlarının daha az hissedilmesini sağlar. Protez ömür boyu kalacak bir cihaz değildir; belli aralıklarla kontrol edilmesi ve ileride değişim ya da çıkarma ihtiyacı olabileceğinin baştan bilinmesi gerekir. Kapsül kontraktürü denen sertleşme, protezde yırtılma ya da yer değiştirme bu ihtiyacın başlıca nedenleridir.
Bu yöntemde kişinin karın, bel ya da uyluk gibi bölgelerinden liposuction ile alınan yağ işlemden geçirilir ve küçük miktarlar halinde memeye enjekte edilir. Yabancı bir cisim kullanılmadığı için dokunuşu doğaldır ve aynı işlemde yağın alındığı bölge de incelir. Sınırı ise şudur: enjekte edilen yağın bir kısmı ilk aylarda vücut tarafından emilir ve tek seansta kazandırılabilecek hacim sınırlıdır. Bu yüzden ölçülü bir dolgunluk isteyen, vücudunda alınabilecek yeterli yağ bulunan kadınlarda daha uygundur. Çok zayıf bir kadında hem alınacak yağ azdır hem de sonuç sınırlı kalır. Emilmeyen yağın bir kısmı zamanla yağ kistleri ya da kireçlenmeler oluşturabilir; bunlar çoğu zaman zararsızdır ama meme görüntülemesinde tanınmaları gerekir.
Aşağıdaki tablo, iki yöntemin muayenede en çok karşılaştırılan yönlerini özetliyor. Rakam ve süre vermedim, çünkü bunlar kişiden kişiye belirgin biçimde değişiyor ve muayenesiz verilen bir sayı yanıltıcı olur.
| Özellik | Meme protezi ile büyütme | Yağ enjeksiyonu ile büyütme |
|---|---|---|
| Kalıcılık | Hacim protezle kalıcıdır ama protez bir cihazdır, ileride değişim ya da çıkarma gerekebilir | İlk aylarda bir kısmı emilir. Kalan yağ canlı doku gibi davranır, kiloyla birlikte artıp azalır |
| Hacim artışı sınırı | Tek seansta belirgin artış mümkündür. Sınırı meme tabanı, cilt esnekliği ve doku kalınlığı belirler | Tek seansta ölçülü bir artış sağlar. Daha fazlası için birden fazla seans gerekebilir |
| İz | Meme altı kıvrımı, areola kenarı ya da koltuk altında birkaç santimetrelik bir kesi izi kalır | Yağın alındığı ve verildiği yerlerde birkaç milimetrelik giriş noktaları kalır |
| İyileşme | İlk günlerde göğüste gerginlik ve ağrı olur. Ağır kaldırma ve spora dönüş kademeli yapılır | Memede şişlik, yağın alındığı bölgede morluk ve hassasiyet olur. Korse kullanımı gerekir |
| Kime daha uygun | Memesi çok küçük olan, belirgin değişiklik isteyen, vücudunda az yağ olan kadınlar | Ölçülü artış isteyen, yeterli yağ deposu olan, yabancı cisim istemeyen kadınlar |
| Takip | Protezin durumu için düzenli kontrol ve gerektiğinde görüntüleme | Meme taramalarında yağ aktarımı yapıldığının radyoloğa bildirilmesi |
Bazı hastalarda iki yöntemi birlikte kullanıyorum: protez ana hacmi sağlarken, protezin kenarlarını yumuşatmak ya da iki meme arasındaki farkı dengelemek için az miktarda yağ aktarılabilir. Memede sarkma da varsa yalnızca hacim eklemek memeyi yukarı taşımaz; bu durumda büyütmenin dikleştirmeyle birlikte planlanması gerekir. Protez seçimi, kesi yeri ve dikleştirme gerekip gerekmediği gibi konuları meme büyütme ve dikleştirme planlamasında ayrıntılı olarak ele alıyorum.
Her iki yöntemin de riskleri vardır: kanama, enfeksiyon, iz, meme ucu hissinde değişiklik, iki meme arasında farkın tam giderilememesi ve ek bir işlem gerekmesi bunların başında gelir. Protezlerle ilişkili, çok nadir görülen bir lenfoma türü (BIA-ALCL) de tanımlanmıştır; bu tablo daha çok pürüzlü yüzeyli protezlerle bildirilmiştir. Bu riskleri ameliyat kararından önce hastalarımla tek tek konuşuyorum.
"Bir göğsüm diğerinden küçük" diyen kadınların çoğunda iki meme arasında hafif bir fark vardır ve bu normaldir. Tamamen eşit iki meme nadirdir. Fark sütyen kupalarından birinin boşta kalmasına, kıyafette belirgin bir dengesizliğe yol açıyorsa ya da bir meme neredeyse hiç gelişmemişse, bu durum küçük memeden farklı değerlendirilir. Asimetride iki tarafa farklı hacimde protez, yalnızca küçük tarafa yağ aktarımı ya da büyük tarafta küçültme gibi yöntemler tek başına veya birlikte kullanılabilir. Amaç tam eşitlik değil, gözle fark edilmeyecek bir benzerliktir.
Tüberöz memede sorun yalnızca hacim değildir. Meme tabanı dar, meme alt bölümü kısa, meme altı kıvrımı yüksek ve areola geniş, öne doğru kabarıktır. Böyle bir memeye yalnızca protez eklemek, dar tabanı açmadığı için istenmeyen şekiller doğurabilir. Tabanın açılması, meme altı kıvrımının indirilmesi ve areolanın küçültülmesi planın parçası olur. Kendi memenizde bu özellikleri görüyorsanız tüberöz (tübüler) meme ve tedavisi üzerine yazdıklarım size daha yakın gelecektir.
Küçük göğüslü kadınların en sık sorduğu sorulardan biri emzirebilip emzirememeleri. Meme büyüklüğü süt miktarını belirlemez. Memenin hacmini çoğunlukla yağ dokusu oluşturur, sütü ise bez dokusu üretir. Küçük ama bez dokusu normal bir meme, büyük bir meme kadar süt üretebilir. Küçük memeli annelerin çoğu bebeklerini rahatlıkla emzirir.
İstisna, bez dokusunun gerçekten az geliştiği durumlardır. İki meme arasının çok geniş olması, memenin dar tabanlı ve tüp şeklinde olması, belirgin asimetri ve gebelik boyunca memede neredeyse hiç büyüme olmaması bu durumu düşündürebilir. Böyle bir durumda doğumdan sonra süt yetersizliği yaşanabilir. Emzirme danışmanıyla erken dönemde görüşmek bu annelerin işini kolaylaştırır.
Meme büyütme sonrasında da kadınların çoğu emzirebilir. Protez süt bezlerinin arkasına yerleştirildiği için bez dokusunu doğrudan etkilemez. Areola çevresinden yapılan kesilerde süt kanallarının ve meme ucu sinirlerinin etkilenme olasılığı biraz daha fazla olduğu için, emzirme planı olan hastalarımda genellikle meme altı kıvrımından girişi tercih ediyorum. Yakın zamanda gebelik düşünülüyorsa, gebelik ve emzirme memenin şeklini yeniden değiştireceği için ameliyat zamanlamasını birlikte konuşuyoruz.
Meme büyüklüğünün meme kanseri riskini değiştirdiğine dair güçlü bir kanıt yok. Küçük göğüslü bir kadın için de meme sağlığının kuralları aynıdır: ayda bir kendi kendine meme muayenesi, yaşa ve ailedeki öyküye göre hekiminizin önerdiği aralıklarla ultrason ya da mamografi. Memede yeni bir kitle, meme ucundan kanlı akıntı, ciltte çekinti ya da portakal kabuğu görünümü fark ederseniz meme boyutunuz ne olursa olsun muayene olmalısınız.
Meme protezi ya da yağ aktarımı yaptırdıysanız, mamografi ve ultrason çektirirken bunu mutlaka belirtin. Protezli memede radyoloji teknisyeni ek çekimler yaparak meme dokusunu protezden ayırarak görüntüler. Yağ aktarımı sonrası oluşabilecek kireçlenmeler de deneyimli bir radyolog tarafından genellikle kolayca ayırt edilir. Estetik bir işlem, meme taramalarını bırakmak için bir neden değildir.
Adana'daki muayenehanemde küçük meme şikayetiyle gelen bir kadını değerlendirirken önce dinliyorum: sizi rahatsız eden şey hacim mi, şekil mi, iki meme arasındaki fark mı? Adetleriniz düzenli mi, gebelik planınız var mı, emzirdiniz mi, kilonuz son yıllarda nasıl değişti, ailenizde meme hastalığı öyküsü var mı? Ardından meme tabanının genişliğini, doku kalınlığını, meme ucunun meme altı kıvrımına göre konumunu, iki meme arasındaki farkı ve cildin esnekliğini ölçüyorum. Yağ enjeksiyonu düşünülüyorsa vücudunuzda alınabilecek yağ miktarını da değerlendiriyorum.
Hormonal bir neden düşündüren bir bulgu görürsem sizi önce ilgili uzmana yönlendiriyorum. Yaşa ve öyküye göre gerekirse meme ultrasonu istiyorum. Bir işlem düşünülüyorsa seçenekleri, her birinin sınırlarını ve risklerini birlikte konuşuyoruz. Muayene sonunda bazı hastalarım bir işlem yaptırmamaya karar veriyor ve bunu da en az diğerleri kadar doğru bir sonuç olarak görüyorum.
Küçük göğüs, bir sağlık sorunu olmadığı sürece yalnızca bir beden özelliğidir. Ama sizi yıllardır rahatsız ediyorsa, internette dolaşan ürünlere para ve umut harcamadan önce durumunuzu bir plastik cerrahi uzmanıyla konuşmanızı öneririm. Gerçekçi bilgi, doğru kararın ilk adımıdır.
Küçük meme hakkında muayenede en sık aldığım sorular.
Meme gelişimi sürdüğü sürece, yani ergenlik boyunca ve çoğu kadında 17-18 yaş civarına kadar, göğüs büyümeye devam eder. Gelişim tamamlandıktan sonra meme dokusu kendiliğinden belirgin biçimde büyümez. Kilo alma ve gebelik memeyi büyütür ama bu büyüme kilo verildiğinde ya da emzirme bittiğinde büyük ölçüde geri döner.
Meme gelişimi çoğunlukla 8-13 yaş arasında başlar ve ilk adetten birkaç yıl sonra, genellikle 17-18 yaş civarında büyük ölçüde tamamlanır. Bazı kadınlarda 20'li yaşların başına kadar küçük değişiklikler sürebilir. Bundan sonraki boyut değişimleri yeni doku gelişiminden değil, kilo, gebelik ve yaşa bağlı yağ ve bez dokusu değişimlerinden kaynaklanır.
Çoğu zaman hayır. Küçük meme genellikle genetik bir özelliktir ve adetleri düzenli, gelişimi normal ilerlemiş bir kadında sağlık sorunu işareti değildir. Adetlerin hiç başlamaması ya da çok düzensiz olması, bir memenin hiç gelişmemesi veya aynı tarafta göğüs kasının eksik görünmesi gibi durumlar ise bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Önce gelişiminizin tamamlanıp tamamlanmadığına ve adetlerinizin düzenli olup olmadığına bakın. Bir sağlık sorunu düşündüren bulgu yoksa ve küçüklük sizi rahatsız ediyorsa, doğru sütyen ve kıyafet seçimi görünümü değiştirebilir. Kalıcı bir hacim artışı istiyorsanız seçenekler meme protezi ve yağ enjeksiyonudur; hangisinin size uygun olduğu muayeneyle belirlenir.
Bazı kadınlarda doğum kontrol hapı başladıktan sonra memelerde hafif dolgunluk ve hassasiyet olur. Bu genellikle sıvı tutulumundan kaynaklanır ve ilaç bırakıldığında geçer. Doğum kontrol hapı ya da başka bir hormon ilacı meme büyütmek amacıyla kullanılmamalıdır.
Evet. Gebelikte süt bezleri gelişir ve memeler belirgin biçimde büyür. Emzirme bittikten sonra bez dokusu geriler ve meme çoğu zaman gebelik öncesi boyutuna ya da biraz daha boş bir görünüme döner. Gebelik boyunca memede neredeyse hiç büyüme olmaması ise bez dokusunun az geliştiğini düşündürebilir; bu durum doğum öncesi kontrollerde hekiminize söylenmelidir.
Hayır. Süt miktarını meme büyüklüğü değil, bez dokusu belirler. Küçük göğüslü annelerin çoğu rahatlıkla emzirir. Yalnızca bez dokusunun gerçekten az geliştiği bazı memelerde süt yetersizliği görülebilir; bu annelerin emzirme danışmanıyla erken dönemde görüşmesi yararlı olur.
Hafif fark normaldir; iki memesi tamamen eşit olan kadın nadirdir. Fark sütyen seçimini zorlaştıracak kadar belirginse estetik açıdan değerlendirilebilir. Yetişkinlikte bir memede yeni başlayan küçülme, çekilme ya da şekil değişikliği ise yıllardır var olan farktan farklıdır ve muayene gerektirir.
Meme büyüklüğünün meme kanseri riskini artırdığına ya da azalttığına dair güçlü bir kanıt yok. Küçük göğüslü kadınlar için de kendi kendine meme muayenesi ve yaşa göre önerilen taramalar aynı şekilde geçerlidir.
Ergenlikte meme gelişimi başlamadıysa ya da ilerlemiyorsa çocuk endokrinolojisi veya çocuk hastalıkları uzmanına, adet düzensizliği varsa kadın doğum uzmanına başvurulur. Memede kitle ya da akıntı varsa genel cerrahi muayenesi gerekir. Gelişimi tamamlanmış sağlıklı bir kadında meme küçüklüğü estetik bir kaygıysa, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı değerlendirir.
Botoks sonrası göz kapağı neden düşer, kaç haftada geçer, kaş düşmesinden nasıl ayrılır? Riski artıran durumlar ve o dönemde yapılabilecekler.
Botoksun gerçek riskleri neler, kalıcı hasar bırakır mı, uzun süreli kullanımın etkisi nedir? Yetkisiz uygulamanın neden asıl tehlike olduğu üzerine.
İlk dört saat, ilk gün ve ilk hafta neler yapılmalı, neler yapılmamalı? Eğilmek, spor, banyo, masaj ve kahve konusundaki soruların gerçek cevapları.