Krem, egzersiz, bitkisel ürün ve vakum cihazlarının meme hacmine gerçekte ne yaptığını, hangi yöntemin neden sonuç vermediğini ve gerçekten hacim kazandıran seçenekleri anlatıyorum.
Muayenehanemde meme büyütme konusunu konuşan hastalarımın büyük kısmı, gelmeden önce ameliyatsız yolları denemiş oluyor. Krem kullanmış, egzersiz programı uygulamış, bitkisel takviye almış oluyor. Çoğu da hayal kırıklığıyla geliyor. Bu yazıda bu yöntemlerin neden beklenen sonucu vermediğini, anatomiyle başlayarak açıklamak istiyorum. Çünkü sebebi anlaşıldığında karar vermek çok daha kolaylaşıyor.
Meme üç ana bileşenden oluşur: süt bezleri, bunların arasını dolduran yağ dokusu ve destekleyici bağ dokusu. Memenin altında göğüs kası bulunur, ama kas memenin bir parçası değildir; memeyi üstünde taşıyan zemindir.
Bir memenin hacmini belirleyen esas şey yağ ve bez dokusunun miktarıdır. Bu miktar genetik yapı, hormon dengesi ve vücut yağ oranıyla belirlenir. Dışarıdan sürülen bir ürünün ya da yapılan bir hareketin bu dokuyu kalıcı biçimde artırması, dokunun çalışma biçimi gereği mümkün değildir.
Hayır, ama tamamen faydasız da değil. Bu iki cümlenin arasındaki farkı açmam gerekiyor.
Şınav, bench press gibi hareketler memenin altındaki büyük göğüs kasını güçlendirir. Kas kalınlaştığında meme bir miktar daha öne çıkar ve duruş düzelir. Bu, aynada küçük bir fark yaratabilir. Ancak meme dokusunun kendisi büyümez, kupa ölçüsü değişmez.
Ayrıca dikkat edilmesi gereken bir nokta var: yoğun antrenmanla birlikte vücut yağ oranı düşerse, meme yağ dokusu da azalır ve meme küçülebilir. Yani sıkı spor yapan bazı kadınlarda göğüs kası güçlenirken meme hacmi azalır.
Bu grup, iddia ile kanıt arasındaki mesafenin en açık olduğu alan. Cilde sürülen bir kremin meme bezini ve yağ dokusunu artırdığını gösteren güvenilir bir çalışma bulunmuyor. Kremlerin sağladığı geçici dolgunluk hissi genellikle masajın yarattığı kan akımı artışından ve nemlendiricinin cilt üzerindeki etkisinden kaynaklanıyor.
Bu ürünlerin çoğu, bitkilerde bulunan ve östrojene benzer davranan maddeler içerdiğini öne sürüyor. Buradaki mantık şu: östrojen meme dokusunu etkiler, o halde bitkisel östrojen benzeri madde de büyütür. Pratikte bu mantık işlemiyor. Bu maddelerin etki gücü çok düşük ve meme hacminde kalıcı bir artış sağladıklarına dair yeterli kanıt yok.
Asıl endişem etkisizlikten çok güvenlik. Bu ürünlerin bir kısmı takviye olarak satıldığı için ilaç kadar sıkı denetlenmiyor. İçeriğinde etiketinde yazmayan hormon etkili maddeler bulunabiliyor. Hormon dengesini bilinçsizce etkilemek, özellikle ailesinde meme kanseri öyküsü olan kişilerde göz ardı edilmemesi gereken bir konu. Bu nedenle internetten alınan bu tür ürünleri önermiyorum.
Vakum cihazları memeye negatif basınç uygulayarak dokuyu geçici olarak şişirir. İşlem bittikten sonraki saatlerde doku eski haline döner. Bu cihazların uzun ve düzenli kullanımıyla çok sınırlı bir hacim artışı bildiren çalışmalar var, ancak gereken kullanım süresi günde uzun saatler ve aylarca sürüyor; elde edilen fark ise çoğu kişi için gözle görülür düzeyde değil. Günlük hayatla bağdaşmadığı için pratikte uygulanabilir bir yöntem değil.
Masajın ise hacim üzerinde etkisi yok. Cilt bakımı ve dolaşım açısından zararsız, ama beklenti oluşturmamalı.
Meme yağ dokusu içerdiği için kilo alındığında meme de büyür. Ancak yağlanma vücutta seçici değildir; meme büyürken bel, karın ve kalça da büyür. Üstelik kilo verildiğinde meme yeniden küçülür ve bu döngü cildin gerginliğini bozarak sarkmaya zemin hazırlar. Sadece meme için kilo almayı hiçbir hastama önermiyorum.
Meme hacmini kalıcı biçimde artırmanın bilinen iki yolu var ve ikisi de cerrahidir.
Kişinin kendi vücudundan liposuction ile alınan yağ, işlemden geçirilerek memeye enjekte edilir. Doğal doku kullanıldığı için dokunuşu ve görünümü doğaldır, yabancı madde içermez. Sınırı ise şudur: enjekte edilen yağın bir kısmı ilk aylarda emilir ve bir seansta kazandırılabilecek hacim sınırlıdır. Belirgin bir artış isteniyorsa birden fazla seans gerekebilir. Ayrıca vermek için yeterli yağ deposu olması gerekir; çok zayıf kişilerde uygun olmayabilir.
Öngörülebilir ve tek seansta belirgin hacim artışı sağlayan yöntemdir. İstenen boyut ve şekil önceden planlanabilir. Buna karşılık yabancı bir tıbbi cihaz yerleştirilmesi söz konusudur; ömür boyu takip gerektirir ve ilerleyen yıllarda değişim ihtiyacı doğabilir.
Karar verirken şu sorulara bakıyoruz:
Ameliyatsız yöntemleri konuşurken çoğu zaman atlanan bir başlık var: hacim kazandırmadan görünümü belirgin biçimde değiştiren şeyler. Bunlar dürüstçe "büyütme" diye sunulmadıkları sürece işe yarar.
Bunları küçümsemiyorum. Hastalarımın bir kısmı muayene sonunda ameliyata gerek olmadığına karar veriyor ve bu tamamen makul bir sonuç.
Cerrahi seçeneği konuşmaya karar verdiyseniz, muayenede şu soruların cevabını almanızı öneririm:
Bu soruların cevabı net verilmiyorsa karar için acele etmeyin. Meme estetiği geri dönüşü zor bir alan; doğru planlama, iyi bir ameliyattan daha belirleyici.
Meme hacminizin neden beklediğinizden küçük olduğunu merak ediyorsanız, meme küçüklüğünün nedenleri ayrı bir başlıkta ele alınıyor.
Ameliyatsız yöntemleri denemiş ve sonuç alamamış olmanız bir başarısızlık değil; bu yöntemlerin doğası gereği beklenen sonucu vermemesi. Doğru seçeneği belirlemek için meme yapınızın, cilt kalitenizin ve beklentinizin birlikte değerlendirildiği bir muayene gerekir.
Ameliyatsız meme büyütme yöntemleri hakkında en sık aldığım sorular.
Cilde sürülen bir kremin meme bezini ve yağ dokusunu kalıcı biçimde artırdığını gösteren güvenilir bir çalışma yok. Hissedilen geçici dolgunluk genellikle masaj ve nemlendirme etkisinden kaynaklanır.
Meme dokusu büyümez. Altındaki göğüs kası güçlenince meme bir miktar daha öne çıkabilir ve duruş düzelir, ancak kupa ölçüsü değişmez. Vücut yağ oranı çok düşerse meme küçülebilir.
Etkinlikleri kanıtlanmış değil ve bir kısmı takviye olarak satıldığı için ilaç kadar sıkı denetlenmiyor. Etikette yazmayan hormon etkili maddeler bulunabiliyor. Bu ürünleri önermiyorum.
İşlem sırasında geçici şişlik yaratır. Çok uzun süreli düzenli kullanımla çok sınırlı bir artış bildiren çalışmalar var, ancak gereken kullanım süresi günlük hayatla bağdaşmıyor ve elde edilen fark çoğu kişi için gözle görülür düzeyde değil.
Evet, kişinin kendi yağının enjekte edilmesiyle. Bu da cerrahi bir işlemdir ancak yabancı madde içermez. Bir seansta kazandırılabilecek hacim sınırlıdır ve yeterli yağ deposu gerekir.
Büyür, çünkü meme yağ dokusu içerir. Ancak yağlanma seçici değildir, tüm vücutta olur. Kilo verilince meme yeniden küçülür ve bu döngü sarkmaya zemin hazırlar. Bu yolu önermiyorum.
İstenen hacim miktarı, mevcut meme yapısı, cilt kalitesi, sarkma olup olmadığı ve yağ deposu birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirme muayene ile yapılır.
Ameliyat izinin nasıl olgunlaştığını, izin görünümünü neyin belirlediğini ve piyasadaki kremlerden gerçekte ne beklenebileceğini anlatıyorum.
Göz kapağı düşüklüğü ile deri fazlalığı sık karıştırılır ama tedavileri farklıdır. Nedenlerini, tek gözde olmasının ne anlama geldiğini ve hangi durumun acil olduğunu anlatıyorum.
Mastopeksi ne demek, hangi sarkma derecesinde gündeme gelir, kesi desenleri nasıl seçilir ve ameliyattan sonra gerçekte ne değişir; hepsini anlatıyorum.