Mastopeksi ne demek, hangi sarkma derecesinde gündeme gelir, kesi desenleri nasıl seçilir ve ameliyattan sonra gerçekte ne değişir; hepsini anlatıyorum.
Muayenehaneme gelen hastalarımın bir kısmı mastopeksi kelimesini bir raporda ya da internette görüp not almış oluyor, ama tam olarak neyi anlattığından emin değil. Bazıları bunu meme büyütmeyle, bazıları meme küçültmeyle karıştırıyor. Oysa mastopeksi bambaşka bir soruyu çözüyor: memenin hacmini değil, duruşunu. Bu yazıda terimin ne anlama geldiğini, hangi durumda gündeme geldiğini ve ameliyatın gerçekte neyi değiştirip neyi değiştirmediğini anlatmak istiyorum.
Mastopeksi, Yunanca kökenli iki parçadan oluşur: masto meme, peksi sabitleme, asma anlamına gelir. Türkçe karşılığı meme dikleştirme ameliyatıdır.
İşin özü şudur: meme dokusu zamanla aşağı doğru yer değiştirdiğinde cildin fazlası alınır, doku yukarı taşınıp yeniden şekillendirilir ve meme başı göğüs duvarındaki doğru yüksekliğe getirilir. Hacim eklenmez, hacim çıkarılmaz. Var olan doku daha yukarıda ve daha toparlanmış bir konuma getirilir.
Bu ayrımı hastalarıma en baştan netleştiriyorum, çünkü beklentiyi doğrudan belirliyor. Mastopeksi sonrası memeniz daha dolgun görünebilir ama ölçü olarak büyümez. Dolgunluk hissi, dokunun yukarı toplanmasından gelir.
Meme sarkması tıpta ptozis olarak adlandırılır ve derecesi, meme başının göğüs altı kıvrımına göre nerede durduğuna bakılarak belirlenir. Meme başı bu kıvrımın üzerindeyse sarkma yok sayılır. Kıvrımın hizasına indiyse hafif, birkaç santim altına indiyse orta, memenin en alt noktasına yakın ya da aşağı bakar hale geldiyse ileri derece sarkmadan söz ederiz.
Sarkmayı hazırlayan başlıca sebepler gebelik ve emzirme dönemindeki hacim dalgalanması, belirgin kilo verme, yaşla birlikte cilt esnekliğinin azalması ve genetik doku yapısıdır. Sürecin nasıl işlediğini ve cerrahi dışı seçeneklerin gerçekte ne yaptığını daha önce sarkık memeye çözüm arayışı başlığı altında ayrıntılı anlattım.
Burada meme başı doğru yerdedir ama alt kutup boşalmıştır, meme aşağıdan sönük görünür. Bu hastada klasik bir dikleştirme yerine hacim desteği daha doğru sonucu verebilir. Bu yüzden muayene olmadan hangi ameliyatın uygun olduğunu söylemem mümkün değil.
İki ameliyat teknik olarak akrabadır, ikisinde de cilt alınır ve meme yeniden şekillendirilir. Fark meme dokusuna ne yapıldığındadır. Mastopekside doku miktarı korunur, yalnızca konumu değişir. Meme küçültmede ise cildin yanı sıra meme dokusundan da belirli miktarda çıkarılır. Hacim ağırlık yapıyor ve boyun, sırt, omuz şikayeti yaratıyorsa küçültme; hacim yeterli ama duruş bozulmuşsa dikleştirme uygun olur.
Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve süresi sarkmanın derecesine göre değişir. Planın merkezinde iki karar vardır: fazla cildin nereden alınacağı ve meme dokusunun nasıl yeniden şekillendirileceği. Kesi deseni bu iki karara göre seçilir.
Sadece meme başının çevresinden dairesel bir cilt şeridi alınır. İz areola sınırında kaldığı için en az görünen desendir, ancak yalnızca hafif sarkmada ve sınırlı cilt fazlasında yeterli olur. Zorlandığında areolanın genişlemesine ve şeklin yassılaşmasına yol açabilir.
Areola çevresine ek olarak, areoladan göğüs altı kıvrımına doğru dikey bir iz kalır. Orta derece sarkmada en sık tercih ettiğim desen budur; alt kutbu belirgin biçimde toparlar ve göğüs altında yatay iz bırakmaz.
Dikey ize göğüs altı kıvrımı boyunca uzanan yatay bir iz eklenir. İleri derece sarkmada ve çok miktarda cilt fazlası olan hastalarda gerekli olur. İz daha uzundur, buna karşılık şekil kontrolü en yüksek desendir.
Hastanın daha kısa iz istemesi anlaşılır bir talep, ama yetersiz bir desenle çalışmak şeklin kısa sürede bozulmasına yol açtığı için doğru bulmuyorum ve bunu açıkça söylüyorum.
Bazı hastalarda hem sarkma hem hacim kaybı bir arada bulunur. Özellikle emzirme sonrasında üst kutup boşalmış, meme hem inmiş hem sönmüş olabilir. Böyle bir memede yalnızca dikleştirme yapılırsa duruş düzelir ama üst kutuptaki boşluk devam eder.
Bu tabloda dikleştirmeye protez eklenmesi gündeme gelir; buna augmentasyon mastopeksi denir. Protezin hacmi, profili ve yerleşim düzlemi kadar cildin bu hacmi taşıyacak esnekliğe sahip olup olmadığı da önemlidir. Protez çeşitleri ve cc seçimi bu kararın teknik tarafını oluşturur.
Ameliyat tek seansta yapılabileceği gibi, doku çok gergin ya da dolaşım açısından riskliyse iki aşamaya bölünebilir. İki aşamalı yaklaşım daha uzun bir süreçtir ama bazı hastalarda daha güvenli sonuç verir.
Ameliyattan hemen sonra meme olması gerekenden daha yukarıda, daha yassı ve gergin görünür. Bu geçici bir görüntüdür. İlk haftalarda ödem çözülür, sonraki aylarda doku yerleşir ve alt kutup yumuşayarak doğal kıvrımını alır. Şeklin oturması genellikle üç ile altı ay arasında tamamlanır.
Kalıcı olarak değişenler: meme başının göğüs duvarındaki yüksekliği, areolanın çapı, alt kısmın toparlanması ve sutyen içinde durma biçimi. Değişmeyenler: kupa ölçüsü, doku kalitesi ve cildin esneme eğilimi. Cilt yapısı zayıf olan bir hastada zamanla bir miktar tekrar sarkma görülebilir; bunu ameliyat öncesinde konuşuyoruz.
Yeni gebelik ve belirgin kilo değişimi sonucu doğrudan etkiler. Çocuk planı olan hastalarıma, mümkünse ameliyatı bu dönem sonrasına bırakmalarını öneriyorum.
İlk günlerde gerginlik ve hassasiyet olağandır. Çoğu hasta birkaç gün içinde günlük hayatına dönebilir, masa başı bir işe genellikle bir hafta içinde başlanır. Kesin süreyi doku iyileşmeniz ve ameliyatın kapsamı belirler.
Ateş, tek taraflı belirgin şişlik, artan kızarıklık ya da yara yerinden akıntı olması durumunda beklemeden hekiminize başvurmanız gerekir.
Mevzuat gereği rakam paylaşmam mümkün değil, ancak neyin belirleyici olduğunu anlatabilirim; hastaların kafasındaki asıl soru genellikle bu.
Bu kalemler hastadan hastaya değiştiği için, muayene edilmeden verilen bir rakam sağlıklı olmaz.
Mastopeksi, doğru hastada duruşu ve giysi içindeki görünümü belirgin biçimde değiştiren bir ameliyat. Ama herkese uygun değil ve tek bir tekniği yok. Sarkmanın derecesi, doku kalitesi, hacimden memnuniyet ve gebelik planı bir arada değerlendirilmeden hangi desenle çalışılacağına karar verilemez.
Sarkma sizi rahatsız ediyorsa bir plastik cerrahi uzmanına muayene olmanızı öneririm. Muayenede ölçüm yapılır, sarkmanın derecesi belirlenir ve size uygun olan ve olmayan yöntemler açıkça anlatılır.
Bu konuda en sık aldığım sorular.
Yunanca masto (meme) ve peksi (sabitleme) kelimelerinden gelir. Türkçesi meme dikleştirme ameliyatıdır. Memenin hacmini değil, konumunu ve şeklini değiştirir.
Genel anestezi altında yapılır. Fazla cilt çıkarılır, meme dokusu yukarı taşınarak yeniden şekillendirilir ve meme başı doğru yüksekliğe getirilir. Kesi deseni sarkmanın derecesine göre seçilir.
Değil. Mastopekside doku miktarı korunur, yalnızca konumu değişir. Meme küçültmede ise cildin yanı sıra meme dokusundan da çıkarılır. Karar, hacimden memnuniyete ve fiziksel şikayete göre verilir.
Destekleyici sutyeni önerilen süre boyunca kullanmak, kolları omuz üstüne kaldırmaktan ve ağırlık taşımaktan kaçınmak, sigaradan uzak durmak ve izleri güneşten korumak başta gelir. Spora dönüş kademeli olmalıdır.
Tamamen kaybolmaz, ancak belirgin biçimde soluklaşır. İzler ilk aylarda kırmızı ve kabarıktır, genellikle bir ile bir buçuk yıl içinde incelip açılır. İyileşme eğilimi kişiden kişiye değişir.
Ameliyatın kapsamı, seçilen kesi deseni, protez eklenip eklenmediği, anestezi ve ameliyathane koşulları ile takip süreci belirleyicidir. Mevzuat gereği rakam paylaşılamaz, muayene edilmeden verilen bir rakam da sağlıklı olmaz.
Çoğu hastada emzirme mümkün olmaya devam eder. Yine de süt kanallarının etkilenme ihtimali bulunduğu için kesin bir taahhütte bulunulamaz. Çocuk planı varsa ameliyatı sonrasına bırakmayı öneriyorum.
Krem, egzersiz, bitkisel ürün ve vakum cihazlarının meme hacmine gerçekte ne yaptığını, hangi yöntemin neden sonuç vermediğini ve gerçekten hacim kazandıran seçenekleri anlatıyorum.
Ameliyat izinin nasıl olgunlaştığını, izin görünümünü neyin belirlediğini ve piyasadaki kremlerden gerçekte ne beklenebileceğini anlatıyorum.
Göz kapağı düşüklüğü ile deri fazlalığı sık karıştırılır ama tedavileri farklıdır. Nedenlerini, tek gözde olmasının ne anlama geldiğini ve hangi durumun acil olduğunu anlatıyorum.